inarguable

[US]/ɪˈnɑːɡjʊəbl/
[UK]/ɪˈnɑrɡjəbl/
Frequency: Very High

Translation

adj. tartışmaya veya çekişmeye kapalı

Phrases & Collocations

inarguable fact

tartışılmaz gerçek

inarguable truth

tartışılmaz doğruluk

inarguable evidence

tartışılmaz kanıt

inarguable point

tartışılmaz nokta

inarguable claim

tartışılmaz iddia

inarguable opinion

tartışılmaz görüş

inarguable statement

tartışılmaz ifade

inarguable conclusion

tartışılmaz sonuç

inarguable logic

tartışılmaz mantık

inarguable result

tartışılmaz sonuç

Example Sentences

it is inarguable that climate change poses a significant threat.

İklim değişikliğinin önemli bir tehdit oluşturduğu tartışılmazdır.

the evidence presented was inarguable and convincing.

Sunulan kanıtlar tartışılmaz ve ikna ediciydi.

her talent for music is inarguable.

Müziğe olan yeteneği tartışılmaz.

there is an inarguable link between diet and health.

Diyet ve sağlık arasında tartışılmaz bir bağlantı vardır.

his contributions to science are inarguable.

Bilime yaptığı katkılar tartışılmaz.

the team's performance was inarguable this season.

Bu sezon takımın performansı tartışılmazdı.

it is inarguable that education plays a vital role in society.

Eğitimin toplumda hayati bir rol oynadığı tartışılmazdır.

there is an inarguable need for more renewable energy sources.

Daha fazla yenilenebilir enerji kaynağına duyulan tartışılmaz bir ihtiyaç vardır.

her commitment to the cause is inarguable.

Bu davaya olan bağlılığı tartışılmaz.

it is inarguable that technology has changed our lives.

Teknolojinin hayatımızı değiştirdiği tartışılmazdır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now