incessancies of time
zamanın duraksızlığı
incessancies of noise
gürültünün duraksızlığı
incessancies of thought
düşüncenin duraksızlığı
incessancies of change
değişimin duraksızlığı
incessancies of life
yaşamın duraksızlığı
incessancies of nature
doğanın duraksızlığı
incessancies of sound
sesin duraksızlığı
incessancies of movement
hareketin duraksızlığı
incessancies of existence
varoluşun duraksızlığı
incessancies of desire
arzunun duraksızlığı
his incessancies about the project were exhausting.
proje hakkındaki ısrarı onu yordu.
the incessancies of the city noise kept her awake at night.
şehir gürültüsünün bitmeyen sesi onu gece uyutmuyordu.
she grew tired of his incessancies regarding their plans.
planlarıyla ilgili onun ısrarından sıkıldı.
incessancies in communication can lead to misunderstandings.
iletişimdeki sürekli tekrarlar yanlış anlamalara yol açabilir.
the incessancies of the weather made it hard to plan.
havanın sürekli değişimi plan yapmakta zorluk çıkardı.
his incessancies about the game made everyone annoyed.
oyun hakkındaki ısrarı herkesi sinirlendirdi.
the incessancies of her doubts clouded her judgment.
onun şüphelerinin bitmeyen sesi kararını etkiledi.
they could not escape the incessancies of their daily routine.
günlük rutinlerinin sürekli tekrarından kaçamadılar.
his incessancies about work-life balance were inspiring.
iş-yaşam dengesi hakkındaki ısrarı ilham vericiydi.
the incessancies of technology keep evolving every day.
teknolojinin sürekli gelişimi her gün değişiyor.
incessancies of time
zamanın duraksızlığı
incessancies of noise
gürültünün duraksızlığı
incessancies of thought
düşüncenin duraksızlığı
incessancies of change
değişimin duraksızlığı
incessancies of life
yaşamın duraksızlığı
incessancies of nature
doğanın duraksızlığı
incessancies of sound
sesin duraksızlığı
incessancies of movement
hareketin duraksızlığı
incessancies of existence
varoluşun duraksızlığı
incessancies of desire
arzunun duraksızlığı
his incessancies about the project were exhausting.
proje hakkındaki ısrarı onu yordu.
the incessancies of the city noise kept her awake at night.
şehir gürültüsünün bitmeyen sesi onu gece uyutmuyordu.
she grew tired of his incessancies regarding their plans.
planlarıyla ilgili onun ısrarından sıkıldı.
incessancies in communication can lead to misunderstandings.
iletişimdeki sürekli tekrarlar yanlış anlamalara yol açabilir.
the incessancies of the weather made it hard to plan.
havanın sürekli değişimi plan yapmakta zorluk çıkardı.
his incessancies about the game made everyone annoyed.
oyun hakkındaki ısrarı herkesi sinirlendirdi.
the incessancies of her doubts clouded her judgment.
onun şüphelerinin bitmeyen sesi kararını etkiledi.
they could not escape the incessancies of their daily routine.
günlük rutinlerinin sürekli tekrarından kaçamadılar.
his incessancies about work-life balance were inspiring.
iş-yaşam dengesi hakkındaki ısrarı ilham vericiydi.
the incessancies of technology keep evolving every day.
teknolojinin sürekli gelişimi her gün değişiyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir