incommutable time
geçerli olmayan zaman
incommutable value
geçerli olmayan değer
incommutable costs
geçerli olmayan maliyetler
incommutable resources
geçerli olmayan kaynaklar
incommutable burden
geçerli olmayan yük
incommutable assets
geçerli olmayan varlıklar
incommutable tasks
geçerli olmayan görevler
incommutable decisions
geçerli olmayan kararlar
incommutable obligations
geçerli olmayan yükümlülükler
incommutable choices
geçerli olmayan seçimler
the two currencies are incommutable due to their different values.
iki para birimi, farklı değerleri nedeniyle değiştirilemez.
incommutable assets can complicate financial transactions.
değiştirilemeyen varlıklar, finansal işlemleri karmaşıklaştırabilir.
his time is incommutable; he values every minute.
onun zamanı değiştirilemez; her dakikasına değer veriyor.
the incommutable nature of their relationship made it difficult to end things.
ilişkilerinin değiştirilemeyen doğası, bitirmeyi zorlaştırdı.
incommutable obligations can lead to stress in personal lives.
değiştirilemeyen yükümlülükler, kişisel hayatta strese yol açabilir.
his skills are incommutable; they are unique to him.
onun becerileri değiştirilemez; onlar ona özgü.
some experiences are incommutable, shaping who we are.
bazı deneyimler değiştirilemez, kim olduğumuzu şekillendirir.
the incommutable differences between the two proposals led to a deadlock.
iki teklif arasındaki değiştirilemeyen farklılıklar, bir çıkmaza yol açtı.
incommutable values often create conflict in discussions.
değiştirilemeyen değerler, tartışmalarda genellikle çatışmaya yol açar.
the incommutable nature of love cannot be measured in material terms.
aşkın değiştirilemeyen doğası, maddi terimlerle ölçülemez.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir