act inconfidence
gizli olarak davranmak
speak inconfidence
gizli olarak konuşmak
remain inconfidence
gizli kalmak
feel inconfidence
gizli bir şekilde hissetmek
live inconfidence
gizli olarak yaşamak
work inconfidence
gizli olarak çalışmak
grow inconfidence
gizli olarak büyümek
suffer inconfidence
gizli bir şekilde acı çekmek
succeed inconfidence
gizli bir şekilde başarılı olmak
struggle inconfidence
gizli bir şekilde mücadele etmek
she spoke inconfidence about her plans for the future.
geleceği için yaptığı planlar hakkında kendine güvenmeyen bir şekilde konuştu.
his inconfidence made it difficult for others to trust him.
onun kendine güveni eksikliği, başkalarının ona güvenmesini zorlaştırdı.
inconfidence can hinder personal growth and development.
kendine güveni eksikliği kişisel gelişim ve ilerlemeyi engelleyebilir.
she felt a sense of inconfidence when presenting her ideas.
fikirlerini sunduğunda kendini kendine güveni olmayan hissetti.
overcoming inconfidence is essential for success.
kendine güveni eksikliğinin üstesinden gelmek başarı için önemlidir.
his inconfidence was evident during the interview.
onun kendine güveni eksikliği mülakat sırasında belirgindi.
she worked hard to combat her inconfidence.
kendine güveni eksikliği ile mücadele etmek için çok çalıştı.
inconfidence can be a barrier to effective communication.
kendine güveni eksikliği etkili iletişim için bir engel olabilir.
he often expressed his inconfidence in group discussions.
grup tartışmalarında kendine güveni eksikliğini sık sık dile getirdi.
building self-esteem can help reduce inconfidence.
özgüven geliştirmek kendine güveni eksikliğini azaltmaya yardımcı olabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir