| Plural | inculcations |
The responsibilities of a teacher lie not only in the inculcation of knowledge, but also in the setting of good examples and cultivating of virtues.
Bir öğretmenin sorumluluğu yalnızca bilgi aşılamaktan değil, aynı zamanda iyi örnekler belirlemekten ve erdemleri geliştirmekten de kaynaklanır.
The inculcation of moral values is essential in a child's upbringing.
Ahlaki değerlerin aşılanması bir çocuğun yetiştirilmesinde önemlidir.
The inculcation of good study habits is crucial for academic success.
İyi çalışma alışkanlıklarının aşılanması akademik başarı için çok önemlidir.
Parental inculcation plays a significant role in shaping a child's behavior.
Ebeveynlerin aşılaması, bir çocuğun davranışlarını şekillendirmede önemli bir rol oynar.
The inculcation of cultural awareness can help promote diversity and understanding.
Kültürel farkındalık aşılamak, çeşitliliği ve anlayışı teşvik etmeye yardımcı olabilir.
Religious inculcation is a common practice in many households around the world.
Dini aşılama, dünya genelindeki birçok evde yaygın bir uygulamadır.
The inculcation of critical thinking skills is vital for problem-solving.
Eleştirel düşünme becerilerinin aşılanması, problem çözme için hayati önem taşır.
Inculcation of teamwork values is important for a harmonious work environment.
Ekip çalışması değerlerinin aşılanması, uyumlu bir çalışma ortamı için önemlidir.
The inculcation of environmental consciousness is crucial for sustainable living.
Çevre bilincinin aşılanması, sürdürülebilir yaşam için çok önemlidir.
The inculcation of discipline is necessary for achieving personal goals.
Disiplinin aşılanması, kişisel hedeflere ulaşmak için gereklidir.
Effective inculcation of safety protocols can prevent accidents in the workplace.
Etkili güvenlik protokollerinin aşılanması, işyerinde kazaları önleyebilir.
The responsibilities of a teacher lie not only in the inculcation of knowledge, but also in the setting of good examples and cultivating of virtues.
Bir öğretmenin sorumluluğu yalnızca bilgi aşılamaktan değil, aynı zamanda iyi örnekler belirlemekten ve erdemleri geliştirmekten de kaynaklanır.
The inculcation of moral values is essential in a child's upbringing.
Ahlaki değerlerin aşılanması bir çocuğun yetiştirilmesinde önemlidir.
The inculcation of good study habits is crucial for academic success.
İyi çalışma alışkanlıklarının aşılanması akademik başarı için çok önemlidir.
Parental inculcation plays a significant role in shaping a child's behavior.
Ebeveynlerin aşılaması, bir çocuğun davranışlarını şekillendirmede önemli bir rol oynar.
The inculcation of cultural awareness can help promote diversity and understanding.
Kültürel farkındalık aşılamak, çeşitliliği ve anlayışı teşvik etmeye yardımcı olabilir.
Religious inculcation is a common practice in many households around the world.
Dini aşılama, dünya genelindeki birçok evde yaygın bir uygulamadır.
The inculcation of critical thinking skills is vital for problem-solving.
Eleştirel düşünme becerilerinin aşılanması, problem çözme için hayati önem taşır.
Inculcation of teamwork values is important for a harmonious work environment.
Ekip çalışması değerlerinin aşılanması, uyumlu bir çalışma ortamı için önemlidir.
The inculcation of environmental consciousness is crucial for sustainable living.
Çevre bilincinin aşılanması, sürdürülebilir yaşam için çok önemlidir.
The inculcation of discipline is necessary for achieving personal goals.
Disiplinin aşılanması, kişisel hedeflere ulaşmak için gereklidir.
Effective inculcation of safety protocols can prevent accidents in the workplace.
Etkili güvenlik protokollerinin aşılanması, işyerinde kazaları önleyebilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir