indelicacies

[US]/ɪnˈdɛlɪkəsiz/
[UK]/ɪnˈdɛlɪkəsiz/

Translation

n. incelikten yoksun olma durumu; nezaket veya incelik eksikliği

Phrases & Collocations

social indelicacies

sosyal kabalıklar

cultural indelicacies

kültürel kabalıklar

political indelicacies

siyasi kabalıklar

personal indelicacies

kişisel kabalıklar

indelicacies revealed

ortaya çıkan kabalıklar

indelicacies addressed

ele alınan kabalıklar

indelicacies avoided

kaçınılan kabalıklar

indelicacies discussed

tartışılan kabalıklar

indelicacies noted

gözlemlenen kabalıklar

indelicacies tolerated

tahammül edilen kabalıklar

Example Sentences

his indelicacies during the meeting made everyone uncomfortable.

toplantı sırasında sergilediği kabalıklar herkesi rahatsız etti.

she apologized for her indelicacies at the dinner party.

akşam yemeği partisinde kabalıklarından dolayı özür diledi.

indelicacies in speech can lead to misunderstandings.

konuşmadaki kabalıklar yanlış anlaşılmalara yol açabilir.

he was known for his indelicacies, which often offended others.

kabalıklarıyla tanınırdı ve bu genellikle başkalarını rahatsız ederdi.

her indelicacies were unintentional but still hurtful.

kabalıklığı niyetsizdi ama yine de inciticiydi.

addressing indelicacies can improve communication.

kabalıklara değinmek iletişimi geliştirebilir.

they discussed the indelicacies of the situation openly.

durumun kabalıklarını açıkça konuştular.

indelicacies in behavior can tarnish one's reputation.

davranıştaki kabalıklar birinin itibarını zedeleyebilir.

he often overlooked the indelicacies in his friends' jokes.

arkadaşlarının şakalarındaki kabalıkları genellikle gözden kaçırıyordu.

understanding indelicacies is crucial in social settings.

sosyal ortamlarda kabalıkları anlamak çok önemlidir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now