mild indisposition
hafif halsizlik
chronic indisposition
kronik halsizlik
general indisposition
genel halsizlik
temporary indisposition
geçici halsizlik
physical indisposition
fiziksel halsizlik
emotional indisposition
duygusal halsizlik
indisposition symptoms
halsizlik belirtileri
indisposition notice
halsizlik bildirimi
indisposition leave
halsizlik izni
indisposition report
halsizlik raporu
her indisposition prevented her from attending the meeting.
onusuna rağmen toplantıya katılamadı.
he called in sick due to his indisposition.
indispon durumu nedeniyle işe gelmedi.
indisposition can sometimes be a sign of stress.
indispon, bazen stresin bir işareti olabilir.
she was feeling an indisposition after the long flight.
uzun uçuştan sonra kendini halsiz hissediyordu.
his indisposition lasted for several days.
indisponu birkaç gün sürdü.
due to her indisposition, she missed the important event.
indisponu nedeniyle önemli etkinliği kaçırdı.
indisposition can affect your productivity at work.
indispon iş yerinde üretkenliğinizi etkileyebilir.
he was in a state of indisposition and needed rest.
indispon durumdaydı ve dinlenmeye ihtiyacı vardı.
indisposition is common during the change of seasons.
indispon mevsim geçişlerinde yaygındır.
her indisposition was evident as she struggled to keep her eyes open.
gözlerini açmakta zorlandığı için indisponu belirgindi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir