pain inflicted
verilen acı
damage inflicted
verilen hasar
harm inflicted
verilen zarar
suffering inflicted
yaşatılan acı
injury inflicted
yaralanma
trauma inflicted
travma
fear inflicted
yaşatılan korku
stress inflicted
yaşatılan stres
loss inflicted
kayıp
the injuries inflicted during the accident were severe.
kaza sırasında verilen yaralanmalar ciddiydi.
he inflicted pain on himself through his reckless actions.
savurumluluktan dolayı kendine zarar verdi.
the punishment inflicted on the student was too harsh.
öğrenciye uygulanan ceza çok ağırdı.
they inflicted damage to the environment with their activities.
faaliyetleri ile çevreye zarar verdiler.
the war inflicted great suffering on the civilian population.
savaş, sivil halk üzerinde büyük acılar yaşattı.
she inflicted emotional distress on her friends with her words.
kelimeleriyle arkadaşlarına duygusal sıkıntı yaşattı.
the disease inflicted a heavy toll on the community.
hastalık, topluluk üzerinde ağır bir yük oluşturdu.
the athlete inflicted a record-breaking performance at the event.
atlet, etkinlikte rekor kıran bir performans sergiledi.
the storm inflicted widespread destruction across the region.
fırtına bölge genelinde yaygın yıkım yaşattı.
he inflicted his opinions on others during the meeting.
toplantı sırasında düşüncelerini başkalarına dayattı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir