intentness

[US]/ɪnˈtɛntnəs/
[UK]/ɪnˈtɛntnəs/

Translation

n. bir şeyi yapma hevesi veya kararlılığı
Word Forms

Phrases & Collocations

focused intentness

odaklanmış yoğunluk

intentness of purpose

amaçlı yoğunluk

intentness in action

eylemdeki yoğunluk

intentness of gaze

bakış yoğunluğu

intentness on task

göreve odaklanmışlık

quiet intentness

sakin yoğunluk

intentness of mind

zihin yoğunluğu

intentness to learn

öğrenmeye odaklanmışlık

intentness in thought

düşüncedeki yoğunluk

intentness towards goals

hedeflere yönelik yoğunluk

Example Sentences

her intentness during the meeting impressed everyone.

toplantı sırasında gösterdiği yoğun dikkat herkesi etkiledi.

he studied with such intentness that he lost track of time.

o kadar yoğun bir dikkatle çalıştı ki zamanın farkını kaybetti.

the artist painted with intentness, capturing every detail.

sanatçı, her ayrıntıyı yakalayan yoğun bir dikkatle resim yaptı.

she listened with intentness, absorbing every word.

o, her şeyi içine alan bir yoğun dikkatle dinledi.

his intentness revealed his passion for the project.

yoğun dikkati, projeye olan tutkusunu ortaya çıkardı.

the students showed intentness in their studies this semester.

öğrenciler bu dönem çalışmalarında yoğun dikkat gösterdiler.

intentness in training is crucial for athletes.

antrenmanlarda yoğun dikkat, sporcular için çok önemlidir.

her intentness while reading made it clear she was deeply engaged.

okurken gösterdiği yoğun dikkat, derinden meşgul olduğunu gösterdi.

the team's intentness during practice led to their success.

takımın antrenmanlardaki yoğun dikkati onların başarısına yol açtı.

intentness in meditation can lead to greater clarity of mind.

meditasyonda yoğun dikkat, zihnin daha büyük bir berraklığına yol açabilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now