focused intentness
odaklanmış yoğunluk
intentness of purpose
amaçlı yoğunluk
intentness in action
eylemdeki yoğunluk
intentness of gaze
bakış yoğunluğu
intentness on task
göreve odaklanmışlık
quiet intentness
sakin yoğunluk
intentness of mind
zihin yoğunluğu
intentness to learn
öğrenmeye odaklanmışlık
intentness in thought
düşüncedeki yoğunluk
intentness towards goals
hedeflere yönelik yoğunluk
her intentness during the meeting impressed everyone.
toplantı sırasında gösterdiği yoğun dikkat herkesi etkiledi.
he studied with such intentness that he lost track of time.
o kadar yoğun bir dikkatle çalıştı ki zamanın farkını kaybetti.
the artist painted with intentness, capturing every detail.
sanatçı, her ayrıntıyı yakalayan yoğun bir dikkatle resim yaptı.
she listened with intentness, absorbing every word.
o, her şeyi içine alan bir yoğun dikkatle dinledi.
his intentness revealed his passion for the project.
yoğun dikkati, projeye olan tutkusunu ortaya çıkardı.
the students showed intentness in their studies this semester.
öğrenciler bu dönem çalışmalarında yoğun dikkat gösterdiler.
intentness in training is crucial for athletes.
antrenmanlarda yoğun dikkat, sporcular için çok önemlidir.
her intentness while reading made it clear she was deeply engaged.
okurken gösterdiği yoğun dikkat, derinden meşgul olduğunu gösterdi.
the team's intentness during practice led to their success.
takımın antrenmanlardaki yoğun dikkati onların başarısına yol açtı.
intentness in meditation can lead to greater clarity of mind.
meditasyonda yoğun dikkat, zihnin daha büyük bir berraklığına yol açabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir