interstices

[ABD]/ˈɪntəstɪsiːz/
[İngiltere]/ˈɪntərstɪsiːz/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. nesneler arasındaki boşluklar veya aralıklar

İfadeler ve Kalıplar

hidden interstices

gizli boşluklar

interstices of time

zamanın boşlukları

interstices between

arasındaki boşluklar

interstices of space

uzayın boşlukları

fill the interstices

boşlukları doldur

explore interstices

boşlukları araştır

interstices of thought

düşüncenin boşlukları

interstices of light

ışığın boşlukları

interstices in nature

doğadaki boşluklar

interstices of culture

kültürün boşlukları

Örnek Cümleler

light filters through the interstices of the leaves.

ışık, yaprakların aralarından süzülür.

we found small creatures living in the interstices of the rocks.

kayaların aralıklarında yaşayan küçük yaratıklar bulduk.

the interstices between the tiles were filled with grout.

fayansların aralarındaki boşluklar harçla doldurulmuştu.

she noticed the interstices in the fabric where the light shone through.

ışığın içinden geçtiği kumaşın aralıklarını fark etti.

in the interstices of society, we find hidden stories.

toplumun aralıklarında gizli hikayeler buluruz.

plants often grow in the interstices of old walls.

bitkiler genellikle eski duvarların aralıklarında büyür.

the artist used the interstices of the canvas creatively.

sanatçı tuvalin aralıklarını yaratıcı bir şekilde kullandı.

he filled the interstices of his schedule with small tasks.

programının aralıklarını küçük görevlerle doldurdu.

the interstices of the book's narrative reveal deeper meanings.

kitabın anlatısının aralıkları daha derin anlamları ortaya çıkarır.

dust collects in the interstices of old furniture.

toz, eski mobilyaların aralıklarında birikir.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir