jangles

[US]/ˈdʒæŋɡlz/
[UK]/ˈdʒæŋɡlz/
Frequency: Very High

Translation

n. metalin çarpma sesi
v. sert bir metalik ses çıkarmak; rahatsız etmek veya sinirlendirmek

Phrases & Collocations

jangles and bells

çanlar ve zil sesleri

jangles in tune

uyumlu zil sesleri

jangles of joy

neşenin zilleri

jangles with laughter

kahkahalarla ziller

jangles of excitement

heyecanlı ziller

jangles of music

müzik zilleri

jangles of memory

hatıra zilleri

jangles of happiness

mutluluğun zilleri

jangles in harmony

uyum içinde ziller

Example Sentences

the keys jangle in my pocket as i walk.

Cebimde yürürken anahtarlar çıngırdıyor.

the sound of jangles filled the air during the parade.

Parada havayı çıngırtılarla doldurdu.

the jangles of the wind chimes were soothing.

Rüzgar zillerinin çıngırtısı rahatlatıcıydı.

she wore a bracelet that jangles with every movement.

Her hareketinde çıngırdayan bir bileklik takıyordu.

the jangles of the bells signaled the start of the festival.

Çanların çıngırtısı festivalin başlangıcını işaret ediyordu.

his laughter jangles like a cheerful melody.

Onun kahkahası neşeli bir melodi gibi çıngırdayarak geliyor.

the jangles of the coins in the jar were loud.

Bardaktaki paraların çıngırtısı çok yüksekti.

every time she dances, her anklets jangle.

Dans ettiğinde her seferinde bilekliği çıngırdayarak geliyor.

the jangles of the dog’s collar could be heard from afar.

Köpeğin tasmasındaki çıngırtılar uzaktan duyulabiliyordu.

he dislikes the constant jangles of his phone notifications.

Telefon bildirimlerinin sürekli çıngırtılarını sevmiyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now