jitteriness levels
titreşim seviyeleri
reduce jitteriness
titreşimi azaltmak
jitteriness issues
titreşim sorunları
jitteriness effects
titreşimin etkileri
jitteriness symptoms
titreşim belirtileri
jitteriness control
titreşim kontrolü
jitteriness response
titreşime yanıt
jitteriness analysis
titreşim analizi
jitteriness factors
titreşim faktörleri
jitteriness management
titreşim yönetimi
his jitteriness was noticeable during the presentation.
Onun sinirliliği sunum sırasında fark ediliyordu.
the coffee contributed to her jitteriness before the meeting.
Kahve, toplantıdan önce onun sinirliliğine katkıda bulundu.
she tried to mask her jitteriness with a smile.
O, sinirliliğini bir gülümsemeyle gizlemeye çalıştı.
his jitteriness made it hard for him to focus.
Onun sinirliliği odaklanmasını zorlaştırdı.
the medication helped reduce her jitteriness.
İlaç onun sinirliliğini azaltmaya yardımcı oldu.
jitteriness can often be a sign of anxiety.
Sinirlilik genellikle kaygının bir işareti olabilir.
he took deep breaths to calm his jitteriness.
Onun sinirliliğini yatıştırmak için derin nefesler aldı.
the team's jitteriness was evident before the big game.
Büyük oyun öncesinde takımın sinirliliği belirgindi.
her jitteriness increased as the deadline approached.
Son tarih yaklaştıkça onun sinirliliği arttı.
managing jitteriness is crucial for public speaking.
Sinirliliği yönetmek, halka konuşmak için çok önemlidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir