| Plural | justiceships |
legal justiceship
hukuki hakimlik
judicial justiceship
mahkemelik hakimlik
justiceship appointment
hakimlik ataması
justiceship system
hakimlik sistemi
justiceship role
hakimlik rolü
justiceship duties
hakimlik görevleri
justiceship ethics
hakimlik etiği
justiceship process
hakimlik süreci
justiceship reforms
hakimlik reformları
justiceship principles
hakimlik ilkeleri
his justiceship was recognized by the community.
onun yargıçlığı topluluk tarafından tanınmıştı.
the justiceship requires a deep understanding of the law.
yargıçlık, yasanın derinlemesine anlaşılmasını gerektirir.
she aspired to achieve justiceship in her career.
kariyerinde yargıçlık elde etmeyi hedefliyordu.
his justiceship was marked by fair decisions.
onun yargıçlığı adil kararlarla damgalanmıştı.
the justiceship process can be quite rigorous.
yargıçlık süreci oldukça zorlu olabilir.
she was appointed to the justiceship after years of service.
yıllarca hizmetten sonra yargıçlığa atandı.
justiceship is a prestigious position in the judiciary.
yargıçlık, yargıda prestijli bir pozisyondur.
he took pride in his justiceship and responsibilities.
yargıçlığından ve sorumluluklarından gurur duydu.
the justiceship requires integrity and impartiality.
yargıçlık dürüstlük ve tarafsızlık gerektirir.
her justiceship was celebrated at a formal ceremony.
onun yargıçlığı resmi bir törende kutlandı.
legal justiceship
hukuki hakimlik
judicial justiceship
mahkemelik hakimlik
justiceship appointment
hakimlik ataması
justiceship system
hakimlik sistemi
justiceship role
hakimlik rolü
justiceship duties
hakimlik görevleri
justiceship ethics
hakimlik etiği
justiceship process
hakimlik süreci
justiceship reforms
hakimlik reformları
justiceship principles
hakimlik ilkeleri
his justiceship was recognized by the community.
onun yargıçlığı topluluk tarafından tanınmıştı.
the justiceship requires a deep understanding of the law.
yargıçlık, yasanın derinlemesine anlaşılmasını gerektirir.
she aspired to achieve justiceship in her career.
kariyerinde yargıçlık elde etmeyi hedefliyordu.
his justiceship was marked by fair decisions.
onun yargıçlığı adil kararlarla damgalanmıştı.
the justiceship process can be quite rigorous.
yargıçlık süreci oldukça zorlu olabilir.
she was appointed to the justiceship after years of service.
yıllarca hizmetten sonra yargıçlığa atandı.
justiceship is a prestigious position in the judiciary.
yargıçlık, yargıda prestijli bir pozisyondur.
he took pride in his justiceship and responsibilities.
yargıçlığından ve sorumluluklarından gurur duydu.
the justiceship requires integrity and impartiality.
yargıçlık dürüstlük ve tarafsızlık gerektirir.
her justiceship was celebrated at a formal ceremony.
onun yargıçlığı resmi bir törende kutlandı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir