keelboats

[US]/ˈkiːl.bəʊt/
[UK]/ˈkiːl.boʊt/
Frequency: Very High

Translation

n. köklü bir tekne türü; iç su yolları için düz tabanlı bir yük gemisi

Phrases & Collocations

keelboat racing

yelkenli yarış

keelboat design

yelkenli tasarımı

keelboat sailing

yelkenliyle yelken

keelboat class

yelkenli sınıfı

keelboat event

yelkenli etkinliği

keelboat trip

yelkenli gezisi

keelboat training

yelkenli eğitimi

keelboat maintenance

yelkenli bakımı

keelboat charter

yelkenli kiralama

keelboat adventure

yelkenli macerası

Example Sentences

the keelboat glided smoothly across the river.

kayık süzürcü bir şekilde nehir boyunca kaydı.

we decided to rent a keelboat for our weekend trip.

Hafta sonu gezimiz için bir kayık kiralama kararı aldık.

he spent years restoring an old keelboat.

Yıllarca eski bir kayığı restore etmeye harcadı.

keelboats are perfect for navigating shallow waters.

Kayıklar, sığ sularda gezinmek için idealdir.

they organized a race featuring various keelboats.

Çeşitli kayıkları içeren bir yarış düzenlediler.

the crew worked together to maneuver the keelboat.

Ekip, kayığı manevra yapmak için birlikte çalıştı.

she learned how to sail a keelboat during her summer vacation.

Yaz tatili sırasında bir kayık yelkenini nasıl süreceğini öğrendi.

keelboats have been used for transportation for centuries.

Kayıklar yüzyıllardır ulaşım için kullanılmıştır.

the keelboat's design allows for better stability on the water.

Kayığın tasarımı, suda daha iyi denge sağlar.

exploring the lake on a keelboat was a memorable experience.

Bir kayıkla gölü keşfetmek unutulmaz bir deneyimdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now