kilters in action
eylemde kilterler
kilters at work
kilterler çalışırken
kilters on duty
görevde kilterler
kilters for hire
kiralık kilterler
kilters in training
eğitimde kilterler
kilters in charge
sorumlulukta kilterler
kilters in need
ihtiyaç halinde kilterler
kilters on standby
hazırda kilterler
kilters at large
serbestte kilterler
everything was out of kilter after the storm.
fırtınadan sonra her şey kontrolden çıktı.
his plans were thrown out of kilter by unexpected events.
beklenmedik olaylar onun planlarını rayından çıkardı.
she felt that her life was out of kilter.
hayatının yolundan çıktığını hissetti.
the team was out of kilter, leading to poor performance.
takım dengesizdi, bu da kötü performansa yol açtı.
when things are out of kilter, it's hard to focus.
işler kontrolden çıktığında odaklanmak zordur.
his emotions were out of kilter after the breakup.
ayrılık sonrası duyguları kontrolden çıktı.
they needed to get their finances back in kilter.
finanslarını tekrar yoluna sokmaları gerekiyordu.
her thoughts were out of kilter during the stressful meeting.
gergin toplantı sırasında düşünceleri kontrolden çıktı.
the project went out of kilter due to miscommunication.
yanlış iletişim nedeniyle proje kontrolden çıktı.
we must find a way to get everything back in kilter.
her şeyi tekrar yoluna getirmek için bir yol bulmalıyız.
kilters in action
eylemde kilterler
kilters at work
kilterler çalışırken
kilters on duty
görevde kilterler
kilters for hire
kiralık kilterler
kilters in training
eğitimde kilterler
kilters in charge
sorumlulukta kilterler
kilters in need
ihtiyaç halinde kilterler
kilters on standby
hazırda kilterler
kilters at large
serbestte kilterler
everything was out of kilter after the storm.
fırtınadan sonra her şey kontrolden çıktı.
his plans were thrown out of kilter by unexpected events.
beklenmedik olaylar onun planlarını rayından çıkardı.
she felt that her life was out of kilter.
hayatının yolundan çıktığını hissetti.
the team was out of kilter, leading to poor performance.
takım dengesizdi, bu da kötü performansa yol açtı.
when things are out of kilter, it's hard to focus.
işler kontrolden çıktığında odaklanmak zordur.
his emotions were out of kilter after the breakup.
ayrılık sonrası duyguları kontrolden çıktı.
they needed to get their finances back in kilter.
finanslarını tekrar yoluna sokmaları gerekiyordu.
her thoughts were out of kilter during the stressful meeting.
gergin toplantı sırasında düşünceleri kontrolden çıktı.
the project went out of kilter due to miscommunication.
yanlış iletişim nedeniyle proje kontrolden çıktı.
we must find a way to get everything back in kilter.
her şeyi tekrar yoluna getirmek için bir yol bulmalıyız.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now