knelling

[US]/ˈnɛlɪŋ/
[UK]/ˈnɛlɪŋ/

Translation

v. yavaşça çalınan bir çanın sesi, genellikle bir ölüm için; bir şeyin sonunun sembolü

Phrases & Collocations

knelling bell

çan sesi

knelling sound

çan sesi

knelling prayer

çan sesiyle dua

knelling ceremony

çan sesli tören

knelling heart

çan sesiyle kalp

knelling echo

çan sesinin yankısı

knelling silence

çan sessizliği

knelling moment

çan anı

knelling tribute

çan sesiyle saygı

knelling sorrow

çan sesiyle hüzün

Example Sentences

the church bells are knelling for the service.

kilise çanları ayin için çalıyor.

he was knelling beside the grave in mourning.

o, yas içinde mezarın yanında çalınıyordu.

the soldiers were knelling in respect during the ceremony.

askerler tören sırasında saygı ile çaldılar.

she heard the knelling of the bells from afar.

uzaktan çan seslerini duydu.

they were knelling to pray for peace.

barış için dua etmek için çaldılar.

the knelling of the bell signaled the end of the day.

çanın çalması günün sonunu işaret etti.

knelling at the altar, she made her wishes known.

altarda çalarak, dileklerini belirtti.

during the funeral, many were knelling in tribute.

cenaze töreninde, birçok kişi saygılarını sunmak için çaldı.

the tradition involves knelling before the elders.

gelenek, yaşlıların önünde çalmayı içerir.

knelling in prayer, she found solace.

duada çalarak teselli buldu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now