knowledgeability

[US]/ˌnɒlɪdʒəˈbɪləti/
[UK]/ˌnɑːlɪdʒəˈbɪləti/

Translation

n. bilgili olma durumu; zeka ve anlayış
Word Forms

Phrases & Collocations

knowledgeability assessment

bilgi birikimi değerlendirmesi

knowledgeability test

bilgi birikimi testi

knowledgeability evaluation

bilgi birikimi değerlendirmesi

knowledgeability improvement

bilgi birikimi geliştirme

knowledgeability training

bilgi birikimi eğitimi

knowledgeability factor

bilgi birikimi faktörü

knowledgeability gap

bilgi birikimi açığı

knowledgeability level

bilgi birikimi düzeyi

knowledgeability sharing

bilgi birikimi paylaşımı

knowledgeability enhancement

bilgi birikimi artışı

Example Sentences

her knowledgeability in the subject impressed everyone.

konuyla ilgili bilgisi herkesi etkiledi.

his knowledgeability allows him to solve complex problems.

bilgisi ona karmaşık sorunları çözme imkanı sağlıyor.

knowledgeability is essential for effective leadership.

bilgi, etkili liderlik için önemlidir.

she demonstrated her knowledgeability during the presentation.

sunum sırasında bilgisini sergiledi.

knowledgeability in technology can enhance career prospects.

teknolojideki bilgi, kariyer fırsatlarını artırabilir.

his knowledgeability makes him a valuable team member.

bilgisi onu değerli bir ekip üyesi yapıyor.

developing knowledgeability takes time and effort.

bilgi geliştirmek zaman ve çaba gerektirir.

knowledgeability in different cultures is important in global business.

kültürler hakkındaki bilgi, küresel iş dünyasında önemlidir.

the course aims to improve participants' knowledgeability.

kurs, katılımcıların bilgisini artırmayı amaçlıyor.

her knowledgeability about environmental issues is impressive.

çevre sorunları hakkındaki bilgisi etkileyici.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now