lapel

[US]/lə'pel/
[UK]/lə'pɛl/
Frequency: Very High

Translation

n. ceket veya montun önünde yer alan, genellikle takımlarda bulunan katlanmış kısım.
Word Forms
Plurallapels

Phrases & Collocations

buttonhole on lapel

düğme deliği yaka

pin on lapel

iğne yaka

suit jacket lapel

ceket yaka

Example Sentences

He was wearing a carnation in his lapel.

Yakanında bir karanfil takıyordu.

A silver brooch was pinned to her lapel.

Gümüş bir broş yakaına iğnelenmişti.

She glanced briefly at his lapel badge.

Gözlerini kısa bir an yaka rozetine dikti.

He adjusted his lapel before entering the meeting room.

Toplantı odasına girmeden önce yaka düğmesini ayarladı.

She pinned a flower to her lapel for the event.

Etkinlik için yaka çiçeği taktı.

The lapel of his suit was adorned with a shiny pin.

Ceket yakası parlak bir broşla süslenmişti.

She straightened his lapel affectionately before he left.

Gitmeden önce yakasını sevgiyle düzeltti.

The lapel of his coat was embroidered with intricate designs.

Ceket yakası karmaşık tasarımlarla işlenmişti.

He proudly wore his lapel pin to show his support.

Desteklerini göstermek için yaka broşunu gururla taktı.

The lapel of her blazer was slightly wrinkled.

Blazer yakası biraz kırışmıştı.

She nervously played with the lapel of her dress during the interview.

Mülakat sırasında elbisesinin yakasıyla gergin bir şekilde oynadı.

He carefully folded the lapel of his shirt before putting on his tie.

Önünü bağlamadan önce gömleğinin yakasını dikkatlice katladı.

The lapel of his tuxedo was accented with a black satin trim.

Ceketiin yakası siyah saten bir şeritle vurgulanmıştı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now