laundry

[US]/ˈlɔːndri/
[UK]/ˈlɔːndri/
Frequency: Very High

Translation

n. kıyafetlerin yıkandığı ve kurutulduğu yer; yıkanmış veya yıkanmayı bekleyen kıyafetler.
Word Forms
Plurallaundries

Phrases & Collocations

laundry basket

çamaşır sepeti

laundry detergent

çamaşır deterjanı

do the laundry

çamaşırları yıka

laundry room

çamaşır odası

laundry service

çamaşır servisi

laundry bag

çamaşır çantası

laundry list

çamaşır listesi

dirty laundry

kirli çamaşırlar

laundry soap

çamaşır sabunu

Example Sentences

I need to do the laundry today.

Bugün çamaşır yapmam gerekiyor.

She separated the whites from the colors before doing the laundry.

Çamaşır yapmadan önce beyazları renkli olanlardan ayırdı.

The laundry detergent is running low, we need to buy more.

Çamaşır deterjanı azalıyor, daha fazla almamız gerekiyor.

I forgot to put the laundry in the dryer, now it's all wet.

Çamaşırları kurutucuya koymayı unuttum, şimdi hepsi ıslak.

He always leaves his laundry lying around the house.

O her zaman çamaşırlarını evde her yere bırakır.

The laundry room is located in the basement of the building.

Çamaşır odası, binanın bodrum katındadır.

She folded the laundry neatly and put it away in the closet.

Çamaşırları güzelce katladı ve dolaba kaldırdı.

I prefer to air dry my laundry instead of using the dryer.

Kurutma makinesi kullanmak yerine çamaşırları havada kurutmayı tercih ederim.

The laundry basket is overflowing with dirty clothes.

Çamaşır sepeti kirli çamaşırlarla dolup taşıyor.

I need to buy a new laundry hamper to keep my dirty clothes organized.

Kirli çamaşırların düzenli olması için yeni bir çamaşır sepeti almam gerekiyor.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now