green leaves
yeşil yapraklar
falling leaves
düşen yapraklar
dry leaves
kuru yapraklar
maple leaves
akçaağaç yaprakları
leaves rustling
yaprakların hışırtısı
leaves turning
yaprakların rengi değişimi
new leaves
yeni yapraklar
leaves changing
yaprakların değişimi
leaves falling
yaprakların dökülmesi
leaves sprouting
yaprakların filizlenmesi
the tree loses its leaves in autumn.
Ağaçta yapraklar sonbaharda dökülür.
she leaves for work at 8 am every day.
O her gün sabah 8'de işe gitmek için ayrılır.
he leaves a lasting impression on everyone.
O herkeste kalıcı bir izlenim bırakır.
the book leaves the reader wanting more.
Kitap okuyucuda daha fazlasını ister gibi bir his bırakır.
they leave their worries behind during vacation.
Onlar tatil sırasında endişelerini geride bırakırlar.
the wind rustles the leaves gently.
Rüzgar yaprakları nazikçe hüzmeler.
she leaves her mark in the art world.
O sanat dünyasında izini bırakır.
he leaves the decision up to you.
O kararı size bırakır.
the teacher leaves notes for the students.
Öğretmen öğrencilere notlar bırakır.
as the sun sets, the leaves shimmer in the light.
Güneş batarken, yapraklar ışıkta parıldar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir