leers

[US]/lɪəz/
[UK]/lɪrz/
Frequency: Very High

Translation

n. kötü niyetli bakış
v. birine sinsi veya ima edercesine bakmak

Phrases & Collocations

leers at

bakar

leers back

geri bakar

leers away

uzaklara bakar

leers forward

öne bakar

leers off

yüz çevirir

leers down

aşağı bakar

leers around

çevresine bakar

leers up

yukarı bakar

leers close

yakınlara bakar

leers out

dışarıya bakar

Example Sentences

he leers at her from across the room.

Odanın diğer tarafından ona doğru sırıtarak bakıyordu.

she felt uncomfortable when he leered at her.

Sırıtarak ona baktığında kendini rahatsız hissetti.

don't leer at strangers; it's rude.

Tanımadığınız insanlara sırıtmayın; bu kabalık.

the man leered suggestively at the woman.

Adam kadına anlamlı anlamda sırıtarak baktı.

she caught him leering at her outfit.

Onu kıyafetine sırıtarak baktığını yakaladı.

it's inappropriate to leer at someone in public.

Herkese açık bir yerde insanlara sırıtmak uygun değil.

he couldn't help but leer at the beautiful painting.

Güzel tabloya sırıtarak bakmamayı engelleyemedi.

leering is often seen as a sign of disrespect.

Sırıtmak genellikle saygısızlık belirtisi olarak görülür.

she noticed him leering at her during the meeting.

Toplantı sırasında ona somurtarak baktığını fark etti.

leering at someone can make them feel unsafe.

Birine sırıtmak onları güvensiz hissettirebilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now