liberalizes trade
ticareti özgürleştirir
liberalizes policies
politikaları özgürleştirir
liberalizes markets
piyasaları özgürleştirir
liberalizes regulations
yönetmelikleri özgürleştirir
liberalizes access
erişimi özgürleştirir
liberalizes economy
ekonomiyi özgürleştirir
liberalizes investment
yatırımı özgürleştirir
liberalizes services
hizmetleri özgürleştirir
liberalizes imports
ithalatı özgürleştirir
liberalizes exports
ihracatı özgürleştirir
the government liberalizes trade policies to boost the economy.
hükümet, ekonomiyi canlandırmak için ticaret politikalarını özgürleştiriyor.
she believes that education liberalizes the mind.
eğitimin zihni özgürleştirdiğine inanıyor.
the new law liberalizes restrictions on foreign investments.
yeni yasa, yabancı yatırımlar üzerindeki kısıtlamaları kaldırıyor.
his views on social issues liberalize over time.
sosyal konular hakkındaki görüşleri zamanla daha özgürlükçü hale geliyor.
many countries liberalize their immigration policies.
birçok ülke göçmenlik politikalarını özgürleştiriyor.
the organization aims to liberalize access to healthcare.
kurum, sağlık hizmetlerine erişimi özgürleştirmeyi amaçlıyor.
they hope that the reform will liberalize the economy.
reformun ekonomiyi özgürleştirmesini umuyorlar.
technology liberalizes communication across borders.
teknoloji, sınırları aşan iletişimi özgürleştiriyor.
his argument is that art liberalizes human expression.
savunması, sanatın insan ifadesini özgürleştirdiği yönünde.
as society evolves, it liberalizes its cultural norms.
toplum evrimleştikçe, kültürel normlarını özgürleştiriyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir