She has a high libido and enjoys intimacy.
Yüksek bir cinsel dürtüsü var ve yakınlığı seviyor.
Stress can affect your libido and decrease sexual desire.
Stres cinsel dürtüyü etkileyebilir ve cinsel isteği azaltabilir.
Some medications can have side effects on libido.
Bazı ilaçların cinsel dürtü üzerinde yan etkileri olabilir.
A healthy lifestyle can boost your libido naturally.
Sağlıklı bir yaşam tarzı cinsel dürtünüzü doğal olarak artırabilir.
Regular exercise is linked to a higher libido.
Düzenli egzersiz daha yüksek bir cinsel dürtü ile ilişkilidir.
A balanced diet can help maintain a healthy libido.
Dengeli bir beslenme sağlıklı bir cinsel dürtüyü korumaya yardımcı olabilir.
Libido can vary among individuals and change over time.
Cinsel dürtü kişiler arasında değişebilir ve zamanla değişebilir.
Hormonal changes can influence libido levels.
Hormonal değişiklikler cinsel dürtü seviyelerini etkileyebilir.
It's important to communicate openly with your partner about libido differences.
Cinsel dürtü farklılıkları hakkında partnerinizle açıkça iletişim kurmak önemlidir.
Psychological factors can also play a role in libido fluctuations.
Psikolojik faktörler de cinsel dürtü dalgalanmalarında rol oynayabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir