lightlessness

[ABD]/ˈlaɪtləsnəs/
[İngiltere]/ˈlaɪtləsnəs/

Çeviri

n. ışığın olmaması durumu; tam karanlık
Kelime Biçimleri

İfadeler ve Kalıplar

profound lightlessness

Turkish_translation

eternal lightlessness

Turkish_translation

sudden lightlessness

Turkish_translation

surrounding lightlessness

Turkish_translation

absolute lightlessness

Turkish_translation

complete lightlessness

Turkish_translation

perfect lightlessness

Turkish_translation

endless lightlessness

Turkish_translation

utter lightlessness

Turkish_translation

unbroken lightlessness

Turkish_translation

Örnek Cümleler

the cave was plunged into absolute lightlessness, making it impossible to see even one's hand.

Mağara tamamen ışıklanmadan dolayı bile elini göremeyecek kadar karanlıktı.

she felt a profound lightlessness settle over her spirit as the news sank in.

Haberler kavuşunca ruhuna derin bir karanlık çöktü.

the winter brought a crushing lightlessness that seemed to press against the windows.

Kış, pencereye bastıran ezici bir karanlık getirdi.

after the power outage, the house was enveloped in complete lightlessness.

Elektrik kesintisi sonrası ev tamamen karanlığa büründü.

he wandered through the ancient tomb, experiencing a timeless lightlessness that defied description.

Eski mezarın içinde zamanın ötesinde geçen, tanımlanamayan bir karanlık yaşadı.

the deep-sea diver was surrounded by utter lightlessness at those impossible depths.

Bu imkansız derinliklerde denizaltıcı tamamen karanlıkla çevrildi.

an overwhelming lightlessness filled the abandoned cathedral, thick with silence.

Bırakılmış katedrale bastıran karanlık, yoğun sessizlikle doluydu.

the polar night created a suffocating lightlessness that lasted for weeks.

Kutup gece, haftalar süren boğucu bir karanlık yarattı.

blind from birth, she navigated through a world of perpetual lightlessness with remarkable grace.

Doğumundan beri kör olan kadın, sürekli karanlıkta olan dünyayı harika bir zarafetle geçiyordu.

the mine collapsed, trapping the workers in absolute lightlessness for days.

Madencilik çöktü, işçileri günlerce tamamen karanlıkta mahvedildi.

the poem captured the metaphysical lightlessness of existential despair.

Bu şiir, varoluşsal çaresizliğin metafizik karanlığını yakaladı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir