limpidities

[US]/lɪmˈpɪdɪtiz/
[UK]/lɪmˈpɪdəˌtiz/

Translation

n. netlik ve şeffaflık kalitesi

Phrases & Collocations

clear limpidities

berrak berraklıklar

pure limpidities

saf berraklıklar

bright limpidities

parlak berraklıklar

deep limpidities

derin berraklıklar

gentle limpidities

nazik berraklıklar

soft limpidities

yumuşak berraklıklar

tranquil limpidities

sakin berraklıklar

ethereal limpidities

gökten inme berraklıklar

vivid limpidities

canlı berraklıklar

radiant limpidities

parıldayan berraklıklar

Example Sentences

the limpidities of the lake reflected the clear blue sky.

gölün berraklığı, açık mavi gökyüzünü yansıttı.

her eyes had a certain limpidity that captivated everyone.

gözlerinde herkesi büyüleyen belli bir berraklık vardı.

the limpidities of the water made it easy to see the fish below.

suyun berraklığı, aşağıda balıkları görmeyi kolaylaştırdı.

he spoke with such limpidity that everyone understood him.

o kadar berrak bir şekilde konuştu ki herkes onu anladı.

the artist captured the limpidities of nature in her paintings.

ressam, tablolarında doğanın berraklığını yakaladı.

the limpidities of the stream were soothing to the soul.

akarsuyun berraklığı ruha iyi geliyordu.

in his writing, there was a limpidity that made complex ideas accessible.

yazılarında karmaşık fikirleri erişilebilir kılan bir berraklık vardı.

the limpidities of her voice filled the room with warmth.

sesinin berraklığı odayı sıcaklıkla doldurdu.

we admired the limpidities of the mountain air during our hike.

yürüyüşümüz sırasında dağ havasının berraklığına hayran kaldık.

the limpidities of the poem resonated deeply with the audience.

şiirin berraklığı seyircide derin yankı uyandırdı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now