lips

[US]/lɪps/
[UK]/lɪps/
Frequency: Very High

Translation

n. dudakların çoğul hali; ağzı çevreleyen etli kısımlar
v. dudaklarla dokunmak; yumuşak bir şekilde konuşmak

Phrases & Collocations

chapped lips

kurumuş dudaklar

full lips

dolgusu olan dudaklar

lip service

laf olsun bitan masın

pursed lips

sıkılmış dudaklar

kissed lips

öpülmüş dudaklar

painted lips

makyajlı dudaklar

smooth lips

pürüzsüz dudaklar

dry lips

kuru dudaklar

thin lips

ince dudaklar

lips sealed

dudaklar mühürlenmiş

Example Sentences

she applied lipstick to her lips.

O dudaklarına ruj sürdü.

his lips curled into a smile.

Onun dudakları gülümsemeye dönüştü.

they kissed softly on the lips.

Dudaklarında yumuşacık öpüştüler.

her lips were chapped from the cold.

Soğuktan dolayı dudakları çatlamıştı.

he whispered sweet nothings into her lips.

Dudaklarına tatlı sözler fısıldadı.

she pursed her lips in thought.

Düşünceli bir şekilde dudaklarını ısırdı.

his lips trembled with emotion.

Dudakları duyguyla titredi.

she painted her lips a bright red.

Dudaklarına canlı bir kırmızı çizdi.

he brushed his lips against her cheek.

Yüzüne dudaklarını sürttü.

her lips parted in surprise.

Şaşkınlıkla dudakları aralandı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now