| Plural | livelongs |
livelong day
uzun gün
livelong night
uzun gece
livelong journey
uzun yolculuk
livelong dream
uzun rüya
livelong love
uzun aşk
livelong friend
uzun süreli arkadaş
livelong wish
uzun bir dilek
livelong memory
uzun süreli anı
livelong fight
uzun mücadele
livelong happiness
uzun mutluluk
he has been my livelong friend.
o benim ömrü boyunca arkadaşımdı.
she dreams of a livelong career in art.
o sanat alanında uzun ömürlü bir kariyere sahip olmayı hayal ediyor.
they promised to love each other livelong.
birbirlerini hayatları boyunca seveceklerine söz verdiler.
he lived a livelong life full of adventures.
o maceralarla dolu uzun bir hayat yaşadı.
she wishes for livelong happiness.
o hayatı boyunca mutluluk diliyor.
he made a livelong commitment to his family.
o ailesine karşı uzun vadeli bir bağlılık gösterdi.
they have a livelong passion for music.
onların müziklere karşı uzun ömürlü bir tutkusu var.
her livelong dream was to travel the world.
onun hayatı boyunca süren hayali dünyayı gezmekti.
he wrote a livelong series of novels.
o uzun bir roman serisi yazdı.
they cherish their livelong memories together.
onlar birlikte geçirdikleri uzun ömürlü anıları önemsiyorlar.
livelong day
uzun gün
livelong night
uzun gece
livelong journey
uzun yolculuk
livelong dream
uzun rüya
livelong love
uzun aşk
livelong friend
uzun süreli arkadaş
livelong wish
uzun bir dilek
livelong memory
uzun süreli anı
livelong fight
uzun mücadele
livelong happiness
uzun mutluluk
he has been my livelong friend.
o benim ömrü boyunca arkadaşımdı.
she dreams of a livelong career in art.
o sanat alanında uzun ömürlü bir kariyere sahip olmayı hayal ediyor.
they promised to love each other livelong.
birbirlerini hayatları boyunca seveceklerine söz verdiler.
he lived a livelong life full of adventures.
o maceralarla dolu uzun bir hayat yaşadı.
she wishes for livelong happiness.
o hayatı boyunca mutluluk diliyor.
he made a livelong commitment to his family.
o ailesine karşı uzun vadeli bir bağlılık gösterdi.
they have a livelong passion for music.
onların müziklere karşı uzun ömürlü bir tutkusu var.
her livelong dream was to travel the world.
onun hayatı boyunca süren hayali dünyayı gezmekti.
he wrote a livelong series of novels.
o uzun bir roman serisi yazdı.
they cherish their livelong memories together.
onlar birlikte geçirdikleri uzun ömürlü anıları önemsiyorlar.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir