long-ago

[US]/ˌlɒŋəˈɡəʊ/
[UK]/ˌlɔːŋəˈɡoʊ/

Translation

adj. çok geçmiş bir zamana ait

Phrases & Collocations

long-ago times

uzak zamandan

long-ago story

uzak zamana ait hikaye

long-ago days

uzak zamanlar

long-ago friend

uzak zamana ait arkadaş

long-ago memory

uzak zamana ait anı

long-ago dream

uzak zamana ait rüya

long-ago life

uzak zamana ait hayat

long-ago world

uzak zamana ait dünya

long-ago events

uzak zamana ait olaylar

long-ago past

uzak geçmiş

Example Sentences

i remember stories of long-ago adventures from my grandfather.

Dedemden eski zamanlara ait macera hikayelerini hatırlıyorum.

the long-ago kingdom was a place of magic and wonder.

Eski zamanların krallığı, sihir ve harikaların yeriydi.

she spoke of long-ago friendships and shared memories.

Eski dostluklardan ve paylaşılan anılardan bahsetti.

the long-ago battle shaped the course of history.

Eski zamanların savaşı, tarihin seyrini şekillendirdi.

he researched the long-ago origins of the ancient civilization.

Antik medeniyetin eski kökenlerini araştırdı.

the long-ago traditions are still honored today.

Eski zamanların gelenekleri hala bugün onurlandırılıyor.

they unearthed artifacts from a long-ago settlement.

Eski bir yerleşimden artefaktlar gün yüzüne çıkardılar.

the long-ago dream felt so real in my memory.

Eski zamanın rüyası, hafızamda o kadar gerçek hissettim.

she cherished photographs from her long-ago childhood.

Eski çocukluğundan fotoğrafları sakladı.

the long-ago era was marked by significant change.

Eski zamanlar, önemli değişimlerle işaretlenmişti.

he wrote a novel set in a long-ago time period.

Eski bir zaman diliminde geçen bir roman yazdı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now