pure lovelinesses
saf güzellikler
natural lovelinesses
doğal güzellikler
hidden lovelinesses
gizli güzellikler
gentle lovelinesses
nazik güzellikler
delicate lovelinesses
narin güzellikler
endearing lovelinesses
sevgi dolu güzellikler
timeless lovelinesses
zamansız güzellikler
subtle lovelinesses
ince güzellikler
radiant lovelinesses
parlak güzellikler
ethereal lovelinesses
gökten inme güzellikler
the garden was filled with the lovelinesses of blooming flowers.
bahçe, çiçeklerin güzellikleriyle doluydu.
her lovelinesses shone through her kind actions.
onun güzellikleri nazik davranışlarıyla ortaya çıkıyordu.
the lovelinesses of nature can be found in every season.
doğanın güzellikleri her mevsimde bulunabilir.
we should appreciate the lovelinesses of life.
hayatın güzelliklerini takdir etmeliyiz.
her lovelinesses captivated everyone at the party.
onun güzellikleri partide herkesi büyüledi.
the artist captured the lovelinesses of the sunset in her painting.
ressam, resminde gün batımının güzelliklerini yakaladı.
in spring, the lovelinesses of the cherry blossoms are breathtaking.
ilkbaharda, kiraz çiçeklerinin güzellikleri nefes kesici.
he spoke of the lovelinesses of friendship and love.
arkadaşlığın ve sevginin güzelliklerinden bahsetti.
the lovelinesses of the landscape took our breath away.
manzarının güzellikleri nefesimizi kesti.
children often see the lovelinesses in simple things.
çocuklar genellikle basit şeylerdeki güzellikleri görürler.
pure lovelinesses
saf güzellikler
natural lovelinesses
doğal güzellikler
hidden lovelinesses
gizli güzellikler
gentle lovelinesses
nazik güzellikler
delicate lovelinesses
narin güzellikler
endearing lovelinesses
sevgi dolu güzellikler
timeless lovelinesses
zamansız güzellikler
subtle lovelinesses
ince güzellikler
radiant lovelinesses
parlak güzellikler
ethereal lovelinesses
gökten inme güzellikler
the garden was filled with the lovelinesses of blooming flowers.
bahçe, çiçeklerin güzellikleriyle doluydu.
her lovelinesses shone through her kind actions.
onun güzellikleri nazik davranışlarıyla ortaya çıkıyordu.
the lovelinesses of nature can be found in every season.
doğanın güzellikleri her mevsimde bulunabilir.
we should appreciate the lovelinesses of life.
hayatın güzelliklerini takdir etmeliyiz.
her lovelinesses captivated everyone at the party.
onun güzellikleri partide herkesi büyüledi.
the artist captured the lovelinesses of the sunset in her painting.
ressam, resminde gün batımının güzelliklerini yakaladı.
in spring, the lovelinesses of the cherry blossoms are breathtaking.
ilkbaharda, kiraz çiçeklerinin güzellikleri nefes kesici.
he spoke of the lovelinesses of friendship and love.
arkadaşlığın ve sevginin güzelliklerinden bahsetti.
the lovelinesses of the landscape took our breath away.
manzarının güzellikleri nefesimizi kesti.
children often see the lovelinesses in simple things.
çocuklar genellikle basit şeylerdeki güzellikleri görürler.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir