| Plural | lunchings |
having lunching
Turkish_translation
lunching with them
Turkish_translation
lunching now
Turkish_translation
lunching alone
Turkish_translation
lunching outside
Turkish_translation
lunching break
Turkish_translation
lunching spot
Turkish_translation
lunching around
Turkish_translation
lunching together
Turkish_translation
was lunching
Turkish_translation
we're lunching with colleagues at a new cafe downtown.
Şehir merkezindeki yeni bir kafede iş arkadaşlarımla öğle yemeği yiyoruz.
are you lunching with sarah today?
Bugün Sarah ile öğle yemeği yiyor musun?
i'm lunching at my desk while i finish this report.
Bu raporu bitirirken masamda öğle yemeği yiyorum.
let's go lunching; i'm starving!
Hadi öğle yemeğine gidelim; çok açım!
they're lunching outdoors on the patio.
Açık havada, verandada öğle yemeği yiyorlar.
we ended up lunching at a fantastic italian restaurant.
Sonunda harika bir İtalyan restoranında öğle yemeği yedik.
i'm lunching with my mentor to discuss my career goals.
Kariyer hedeflerimi konuşmak için mentorumla öğle yemeği yiyorum.
after the meeting, we're lunching at a nearby deli.
Toplantıdan sonra yakındaki bir şarküteride öğle yemeği yiyeceğiz.
they're lunching and networking at the industry event.
Sektör etkinliğinde öğle yemeği yiyor ve tanışıyorlar.
i'm really lunching forward to trying this new place.
Bu yeni yeri denemek için gerçekten çok heyecanlıyım.
we're lunching lightly today due to a late breakfast.
Geç bir kahvaltı nedeniyle bugün hafif öğle yemeği yiyoruz.
having lunching
Turkish_translation
lunching with them
Turkish_translation
lunching now
Turkish_translation
lunching alone
Turkish_translation
lunching outside
Turkish_translation
lunching break
Turkish_translation
lunching spot
Turkish_translation
lunching around
Turkish_translation
lunching together
Turkish_translation
was lunching
Turkish_translation
we're lunching with colleagues at a new cafe downtown.
Şehir merkezindeki yeni bir kafede iş arkadaşlarımla öğle yemeği yiyoruz.
are you lunching with sarah today?
Bugün Sarah ile öğle yemeği yiyor musun?
i'm lunching at my desk while i finish this report.
Bu raporu bitirirken masamda öğle yemeği yiyorum.
let's go lunching; i'm starving!
Hadi öğle yemeğine gidelim; çok açım!
they're lunching outdoors on the patio.
Açık havada, verandada öğle yemeği yiyorlar.
we ended up lunching at a fantastic italian restaurant.
Sonunda harika bir İtalyan restoranında öğle yemeği yedik.
i'm lunching with my mentor to discuss my career goals.
Kariyer hedeflerimi konuşmak için mentorumla öğle yemeği yiyorum.
after the meeting, we're lunching at a nearby deli.
Toplantıdan sonra yakındaki bir şarküteride öğle yemeği yiyeceğiz.
they're lunching and networking at the industry event.
Sektör etkinliğinde öğle yemeği yiyor ve tanışıyorlar.
i'm really lunching forward to trying this new place.
Bu yeni yeri denemek için gerçekten çok heyecanlıyım.
we're lunching lightly today due to a late breakfast.
Geç bir kahvaltı nedeniyle bugün hafif öğle yemeği yiyoruz.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir