He strolled the Maharajah Jungle Trek and learned the Komodo dragon is actually just a big lizard.
Maharaja Jungle Trek'te gezintiye çıktı ve Komodo ejderhasının aslında sadece büyük bir kertenkele olduğunu öğrendi.
The maharajah lived in a grand palace.
Maharaja görkemli bir sarayda yaşıyordu.
The maharajah rode on a decorated elephant.
Maharaja süslü bir fil üzerinde gezintiye çıkıyordu.
The maharajah wore a magnificent turban.
Maharaja muhteşem bir türban takıyordu.
The maharajah hosted a lavish feast for his guests.
Maharaja misafirleri için görkemli bir ziyafet düzenliyordu.
The maharajah owned vast lands and riches.
Maharaja geniş toprak ve zenginliğe sahipti.
The maharajah was known for his extravagant lifestyle.
Maharaja gösterişli yaşam tarzıyla tanınıyordu.
The maharajah had a large entourage of servants.
Maharaja büyük bir hizmetçi alayına sahipti.
The maharajah's rule was absolute in his kingdom.
Maharaja'nın krallığında mutlak bir gücü vardı.
The maharajah's portrait hung in the royal gallery.
Maharaja'nın portresi kraliyet galerisinde asılıydı.
The maharajah's coronation ceremony was a grand event.
Maharaja'nın taç giyme töreni görkemli bir etkinlikti.
He strolled the Maharajah Jungle Trek and learned the Komodo dragon is actually just a big lizard.
Maharaja Jungle Trek'te gezintiye çıktı ve Komodo ejderhasının aslında sadece büyük bir kertenkele olduğunu öğrendi.
The maharajah lived in a grand palace.
Maharaja görkemli bir sarayda yaşıyordu.
The maharajah rode on a decorated elephant.
Maharaja süslü bir fil üzerinde gezintiye çıkıyordu.
The maharajah wore a magnificent turban.
Maharaja muhteşem bir türban takıyordu.
The maharajah hosted a lavish feast for his guests.
Maharaja misafirleri için görkemli bir ziyafet düzenliyordu.
The maharajah owned vast lands and riches.
Maharaja geniş toprak ve zenginliğe sahipti.
The maharajah was known for his extravagant lifestyle.
Maharaja gösterişli yaşam tarzıyla tanınıyordu.
The maharajah had a large entourage of servants.
Maharaja büyük bir hizmetçi alayına sahipti.
The maharajah's rule was absolute in his kingdom.
Maharaja'nın krallığında mutlak bir gücü vardı.
The maharajah's portrait hung in the royal gallery.
Maharaja'nın portresi kraliyet galerisinde asılıydı.
The maharajah's coronation ceremony was a grand event.
Maharaja'nın taç giyme töreni görkemli bir etkinlikti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir