malentendu total
malentendu total
malentendu léger
malentendu léger
malentendu fréquent
malentendu fréquent
malentendu culturel
malentendu culturel
malentendu verbal
malentendu verbal
malentendu évident
malentendu évident
malentendu stratégique
malentendu stratégique
malentendu sérieux
malentendu sérieux
malentendu temporaire
malentendu temporaire
malentendu inattendu
malentendu inattendu
there was a malentendu during the meeting.
toplantı sırasında bir yanlış anlaşılma oldu.
we need to clarify the malentendu.
yanlış anlaşılmayı netleştirmemiz gerekiyor.
his comment led to a malentendu.
yorumlaması bir yanlış anlaşılmaya yol açtı.
don't let a malentendu ruin our friendship.
yanlış anlaşılma yüzünden arkadaşlığımızı bozmayın.
she apologized for the malentendu.
yanlış anlaşılmadan dolayı özür diledi.
we resolved the malentendu quickly.
yanlış anlaşılmayı hızlıca çözdük.
a small malentendu can escalate into a big issue.
küçük bir yanlış anlaşılma büyük bir soruna dönüşebilir.
he explained the malentendu to everyone.
yanlış anlaşılmayı herkese açıkladı.
she felt there was a malentendu between them.
aralarında bir yanlış anlaşılma olduğunu hissetti.
the malentendu was cleared up after the discussion.
tartışmadan sonra yanlış anlaşılma giderildi.
malentendu total
malentendu total
malentendu léger
malentendu léger
malentendu fréquent
malentendu fréquent
malentendu culturel
malentendu culturel
malentendu verbal
malentendu verbal
malentendu évident
malentendu évident
malentendu stratégique
malentendu stratégique
malentendu sérieux
malentendu sérieux
malentendu temporaire
malentendu temporaire
malentendu inattendu
malentendu inattendu
there was a malentendu during the meeting.
toplantı sırasında bir yanlış anlaşılma oldu.
we need to clarify the malentendu.
yanlış anlaşılmayı netleştirmemiz gerekiyor.
his comment led to a malentendu.
yorumlaması bir yanlış anlaşılmaya yol açtı.
don't let a malentendu ruin our friendship.
yanlış anlaşılma yüzünden arkadaşlığımızı bozmayın.
she apologized for the malentendu.
yanlış anlaşılmadan dolayı özür diledi.
we resolved the malentendu quickly.
yanlış anlaşılmayı hızlıca çözdük.
a small malentendu can escalate into a big issue.
küçük bir yanlış anlaşılma büyük bir soruna dönüşebilir.
he explained the malentendu to everyone.
yanlış anlaşılmayı herkese açıkladı.
she felt there was a malentendu between them.
aralarında bir yanlış anlaşılma olduğunu hissetti.
the malentendu was cleared up after the discussion.
tartışmadan sonra yanlış anlaşılma giderildi.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now