malnourishment

[US]/[ˈmælˌnʊərɪʃmənt]/
[UK]/[ˈmælˌnʊərɪʃmənt]/
Frequency: Very High

Translation

n. Beslenmenin kötü olması durumu; yetersiz beslenme; besin maddelerinin yetersiz alınması sonucu ortaya çıkan durum; uygun beslenmenin olmaması.
Word Forms

Phrases & Collocations

malnourishment rates

Mal beslenme oranları

combating malnourishment

Mal beslenmeyi bertaraf etme

addressing malnourishment

Mal beslenme sorununu ele alma

preventing malnourishment

Mal beslenmeyi önlemek

malnourishment causes

Mal beslenmenin nedenleri

severe malnourishment

Ciddi mal beslenme

malnourishment affects

Mal beslenmenin etkileri

child malnourishment

Çocuk mal beslenmesi

reducing malnourishment

Mal beslenmeyi azaltmak

Example Sentences

the child suffered from severe malnourishment due to limited access to food.

Çocuk, beslenme kaynaklarına sınırlı erişim nedeniyle ciddi beslenme yetersizliği yaşadı.

malnourishment is a significant problem in developing countries.

Beslenme yetersizliği, gelişmekte olan ülkelerde önemli bir sorundur.

early intervention programs can help combat childhood malnourishment.

Erken müdahale programları, çocukluk çağı beslenme yetersizliğine karşı yardımcı olabilir.

malnourishment can lead to stunted growth and developmental delays.

Beslenme yetersizliği, büyüme geriliği ve gelişim gecikmelerine neden olabilir.

addressing malnourishment requires a multifaceted approach.

Beslenme yetersizliğine dair yaklaşım çok yönlü olmalıdır.

the effects of malnourishment are particularly devastating for young children.

Beslenme yetersizliğinin etkileri, küçük çocuklarda özellikle yıkıcıdır.

food security initiatives aim to prevent malnourishment in vulnerable populations.

Gıda güvenliği girişimleri, hassas nüfuslarda beslenme yetersizliğine engel olmayı hedefler.

malnourishment often results from a combination of poverty and inadequate nutrition.

Beslenme yetersizliği, yoksulluk ve yetersiz beslenmenin birleşiminden kaynaklanır.

doctors screened the children for signs of malnourishment during the clinic visit.

Doktorlar, klinik ziyareti sırasında çocuklarda beslenme yetersizliğinin belirtilerini taramıştı.

the charity provides nutritional supplements to combat malnourishment in the region.

Şirket, bölgedeki beslenme yetersizliğine karşı besleyici takviyeler sağlar.

malnourishment weakens the immune system, making individuals more susceptible to illness.

Beslenme yetersizliği bağışıklık sistemi zayıflatır ve bireyleri hastalıklara daha duyarlı hale getirir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now