mealtime

[ABD]/'miːltaɪm/
[İngiltere]/'miltaɪm/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. bir yemeğin yenildiği zaman; yemek için zaman.

Örnek Cümleler

it must be mealtime soon.

Sanırım yemek vakti yaklaşıyor.

is there self-service at mealtimes ?.

Yemek zamanlarında self servis var mı?

his mealtimes were entirely arbitrary.

Oğlunun yemek saatleri tamamen keyfiydi.

It's important to have regular mealtime routines.

Düzenli yemek zamanı rutinlerine sahip olmak önemlidir.

Family mealtime is a great opportunity to bond with loved ones.

Aile yemek zamanı, sevdiklerinizle bağ kurmak için harika bir fırsattır.

Skipping mealtime can lead to unhealthy eating habits.

Yemek zamanını atlamak sağlıksız yeme alışkanlıklarına yol açabilir.

Children often look forward to mealtime for their favorite dishes.

Çocuklar genellikle en sevdikleri yemekler için yemek zamanını iple çeker.

Having a balanced mealtime is essential for overall well-being.

Dengeli bir yemek zamanı, genel iyilik için önemlidir.

Mealtime conversations can strengthen family relationships.

Yemek zamanı sohbetleri aile ilişkilerini güçlendirebilir.

Some cultures have specific rituals associated with mealtime.

Bazı kültürlerin yemek zamanıyla ilişkili belirli ritüelleri vardır.

Mealtime etiquette varies across different countries and regions.

Yemek zamanı görgü kuralları farklı ülkelerde ve bölgelerde değişiklik gösterir.

Mealtime can be a time for relaxation and enjoyment.

Yemek zamanı rahatlama ve keyif alma zamanı olabilir.

Preparing meals ahead of mealtime can save time and reduce stress.

Yemekleri yemek zamanından önce hazırlamak zaman kazandırır ve stresi azaltır.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir