river meanders
nehir dolambaçlı akıyor
meanders through
dolambaçlı ilerler
meanders gently
hafifçe dolambaçlı
meanders away
uzaklara dolambaçlı ilerler
meanders around
çevresinde dolambaçlı
meanders off
uzaklara dolambaçlı kaybolur
meanders back
geriye dolambaçlı döner
meanders along
boyunca dolambaçlı ilerler
meanders slowly
yavaşça dolambaçlı
meanders in
içine dolambaçlı
the river meanders through the valley, creating beautiful landscapes.
Nehir, güzel manzaralar yaratarak vadi boyunca kıvrılıyor.
as she spoke, her thoughts meandered from one topic to another.
Konuşurken, düşünceleri bir konudan diğerine dolaştı.
the path meanders around the park, offering a scenic walk.
Parkın etrafında kıvrılan bir yol, manzaralı bir yürüyüş sunuyor.
his mind often meanders during lectures, making it hard to focus.
Dersler sırasında zihni sık sık dolaşıyor, odaklanmayı zorlaştırıyor.
the story meanders through various characters and plots.
Hikaye, çeşitli karakterler ve olay örgüsü aracılığıyla dolaşıyor.
she enjoys how the river meanders, providing a sense of tranquility.
Nehrin kıvrımları, ona dinginlik hissi vererek hoşuna gidiyor.
the conversation meandered into old memories and shared experiences.
Sohbet eski anılara ve paylaşılan deneyimlere kaydı.
as the road meanders, it reveals stunning views of the mountains.
Yol kıvrıldıkça, dağların muhteşem manzaralarını ortaya çıkarıyor.
time meanders slowly when you're lost in thought.
Düşüncelere dalmışken zaman yavaşça akıp gidiyor.
the artist's brush meanders across the canvas, creating unique patterns.
Sanatçının fırçası tuvalde dolaşarak benzersiz desenler oluşturuyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir