misadjusted settings
ayarsız ayarlar
misadjusted parameters
ayarsız parametreler
misadjusted equipment
ayarsız ekipman
misadjusted controls
ayarsız kontroller
misadjusted angles
ayarsız açılar
misadjusted values
ayarsız değerler
misadjusted alignment
ayarsız hizalama
misadjusted calibration
ayarsız kalibrasyon
misadjusted focus
ayarsız odak
misadjusted timing
ayarsız zamanlama
the machine was misadjusted, causing it to malfunction.
makinenin yanlış ayarlandığını ve bunun da arızalanmasına neden olduğunu fark etti.
her chair was misadjusted, making her uncomfortable while working.
sandalyesinin yanlış ayarlandığını ve çalışırken rahatsızlık verdiğini fark etti.
the settings were misadjusted, resulting in poor performance.
ayarların yanlış ayarlandığını ve bunun da zayıf performansa yol açtığını fark etti.
he realized his glasses were misadjusted after a headache.
baş ağrısı çektikten sonra gözlüklerinin yanlış ayarlandığını fark etti.
they discovered the camera was misadjusted during the shoot.
çekim sırasında kameranın yanlış ayarlandığını fark ettiler.
the thermostat was misadjusted, causing the room to be too hot.
termostatin yanlış ayarlandığını ve odanın çok sıcak olmasına neden olduğunu fark etti.
her bike was misadjusted, making it hard to ride.
bisikletinin yanlış ayarlandığını ve sürmekte zorlanmasına neden olduğunu fark etti.
he found that his watch was misadjusted and running fast.
saatinin yanlış ayarlandığını ve hızlı çalıştığını fark etti.
the audio levels were misadjusted, leading to distorted sound.
ses seviyelerinin yanlış ayarlandığını ve bunun da bozuk sese yol açtığını fark etti.
the alignment was misadjusted, which affected the vehicle's handling.
hizalanmanın yanlış ayarlandığını ve bunun da aracın yol tutuşunu etkilediğini fark etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir