moneybags

[US]/ˈmʌniˌbæɡz/
[UK]/ˈmʌniˌbæɡz/
Frequency: Very High

Translation

n. zengin bir kişi; çok parası olan bir kişi

Phrases & Collocations

moneybags man

paraya düşkün adam

moneybags style

paraya düşkün stil

moneybags attitude

paraya düşkün tavır

moneybags club

paraya düşkün kulüp

moneybags lifestyle

paraya düşkün yaşam tarzı

moneybags talk

paraya düşkün konuşma

moneybags dreams

paraya düşkün hayaller

moneybags ideas

paraya düşkün fikirler

moneybags image

paraya düşkün imaj

moneybags friends

paraya düşkün arkadaşlar

Example Sentences

moneybags always knows how to throw a lavish party.

Moneybags her zaman nasıl şatafatlı bir parti düzenleyeceğini bilir.

everyone wants to befriend moneybags for the perks.

Herkes avantajları için Moneybags ile arkadaş olmak ister.

moneybags donated a large sum to charity.

Moneybags hayır kurumuna büyük bir bağışta bulundu.

it's not easy being moneybags; there are many expectations.

Moneybags olmak kolay değil; birçok beklenti var.

moneybags drove the latest luxury car around town.

Moneybags en yeni lüks arabayı kasabanın etrafında sürdü.

people often ask moneybags for financial advice.

İnsanlar genellikle Moneybags'den finansal tavsiye ister.

moneybags invested heavily in real estate.

Moneybags gayrimenkule büyük yatırım yaptı.

being called moneybags can be both a compliment and a burden.

Moneybags olarak anılmak hem iltifat hem de bir yük olabilir.

moneybags has a reputation for being generous.

Moneybags cömertliğiyle tanınır.

moneybags is the life of the party with his wealth.

Moneybags zenginliğiyle partinin neşesi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now