moralizer

[US]/ˈmɒr.əl.aɪ.zər/
[UK]/ˈmɔːr.ə.laɪ.zər/

Translation

n. ahlaki prensipleri öğreten veya teşvik eden bir kişi

Phrases & Collocations

moralizer speech

moralcı konuşma

moralizer attitude

moralcı tutum

moralizer role

moralcı rol

moralizer figure

moralcı figür

moralizer tone

moralcı ton

moralizer message

moralcı mesaj

moralizer stance

moralcı duruş

moralizer mindset

moralcı düşünce yapısı

moralizer critique

moralcı eleştiri

moralizer influence

moralcı etkisi

Example Sentences

he often acts as a moralizer in our discussions.

Tartışmalarımızda o genellikle bir ahlakçı gibi davranır.

she is a self-proclaimed moralizer who criticizes others.

O, başkalarını eleştiren kendini beğenmiş bir ahlakçı.

being a moralizer can sometimes alienate friends.

Ahlakçı olmak bazen arkadaşları yabancılaştırabilir.

his role as a moralizer often leads to heated debates.

O'nun ahlakçı rolü genellikle hararetli tartışmalara yol açar.

people tend to avoid conversations with a moralizer.

İnsanlar genellikle bir ahlakçıyla konuşmalardan kaçınma eğilimindedir.

a moralizer usually believes they are always right.

Bir ahlakçı genellikle her zaman haklı olduğuna inanır.

some view him as a moralizer, while others see him as a guide.

Bazıları onu bir ahlakçı olarak görürken, diğerleri onu bir rehber olarak görür.

her moralizer attitude can be quite overwhelming at times.

O'nun ahlakçı tavrı zaman zaman oldukça bunaltıcı olabilir.

he plays the role of a moralizer even in casual settings.

O, hatta gündelik ortamlarda bile bir ahlakçı rolünü oynar.

as a moralizer, he often shares his views on ethical dilemmas.

Bir ahlakçı olarak, o sık sık etik ikilemler hakkındaki düşüncelerini paylaşır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now