moralizer speech
moralcı konuşma
moralizer attitude
moralcı tutum
moralizer role
moralcı rol
moralizer figure
moralcı figür
moralizer tone
moralcı ton
moralizer message
moralcı mesaj
moralizer stance
moralcı duruş
moralizer mindset
moralcı düşünce yapısı
moralizer critique
moralcı eleştiri
moralizer influence
moralcı etkisi
he often acts as a moralizer in our discussions.
Tartışmalarımızda o genellikle bir ahlakçı gibi davranır.
she is a self-proclaimed moralizer who criticizes others.
O, başkalarını eleştiren kendini beğenmiş bir ahlakçı.
being a moralizer can sometimes alienate friends.
Ahlakçı olmak bazen arkadaşları yabancılaştırabilir.
his role as a moralizer often leads to heated debates.
O'nun ahlakçı rolü genellikle hararetli tartışmalara yol açar.
people tend to avoid conversations with a moralizer.
İnsanlar genellikle bir ahlakçıyla konuşmalardan kaçınma eğilimindedir.
a moralizer usually believes they are always right.
Bir ahlakçı genellikle her zaman haklı olduğuna inanır.
some view him as a moralizer, while others see him as a guide.
Bazıları onu bir ahlakçı olarak görürken, diğerleri onu bir rehber olarak görür.
her moralizer attitude can be quite overwhelming at times.
O'nun ahlakçı tavrı zaman zaman oldukça bunaltıcı olabilir.
he plays the role of a moralizer even in casual settings.
O, hatta gündelik ortamlarda bile bir ahlakçı rolünü oynar.
as a moralizer, he often shares his views on ethical dilemmas.
Bir ahlakçı olarak, o sık sık etik ikilemler hakkındaki düşüncelerini paylaşır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir