muddier waters
daha çamurlu sular
muddier situation
daha çamurlu durum
muddier path
daha çamurlu yol
muddier arguments
daha çamurlu argümanlar
muddier conditions
daha çamurlu koşullar
muddier waterslide
daha çamurlu su kaydırağı
muddier landscape
daha çamurlu manzara
muddier outcome
daha çamurlu sonuç
muddier details
daha çamurlu detaylar
muddier image
daha çamurlu görüntü
the river became muddier after the heavy rain.
yoğun yağmurdan sonra nehir daha çamurlu hale geldi.
his explanation just made the issue muddier.
onun açıklaması sadece konuyu daha karmaşık hale getirdi.
as the debate continued, the arguments grew muddier.
tartışma devam ederken, argümanlar daha karmaşıklaştı.
the water in the pond is getting muddier every day.
havuzdaki su her gün daha çamurlu hale geliyor.
her thoughts became muddier as she tried to decide.
karar vermeye çalışırken düşünceleri daha karmaşıklaştı.
the situation became muddier with each new twist.
her yeni olayla birlikte durum daha karmaşık hale geldi.
after the storm, the beach was muddier than before.
fırtınadan sonra plaj, öncesinden daha çamurlu oldu.
trying to fix the problem only made it muddier.
sorunu çözmeye çalışmak sadece daha da karmaşık hale getirdi.
the discussions became muddier as more opinions were added.
daha fazla fikir eklendikçe tartışmalar daha karmaşıklaştı.
her memories of that day are getting muddier over time.
o günle ilgili anıları zamanla daha bulanıklaşıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir