muddily defined
belirsiz bir şekilde tanımlandı
muddily expressed
belirsiz bir şekilde ifade edildi
muddily understood
belirsiz bir şekilde anlaşıldı
muddily stated
belirsiz bir şekilde belirtildi
muddily perceived
belirsiz bir şekilde algılandı
muddily remembered
belirsiz bir şekilde hatırlanıldı
muddily explained
belirsiz bir şekilde açıklandı
muddily written
belirsiz bir şekilde yazıldı
muddily analyzed
belirsiz bir şekilde analiz edildi
muddily articulated
belirsiz bir şekilde ifade edildi
the water in the pond looked muddily brown after the rain.
yağmurdan sonra havuzdaki su çamurlu kahverengi görünüyordu.
her thoughts were muddily mixed after the long discussion.
uzun tartışmadan sonra düşünceleri çamurlu bir şekilde karışmıştı.
he spoke muddily, making it hard to understand his point.
çamurlu bir şekilde konuştu, bu da amacını anlamayı zorlaştırdı.
the sky was muddily gray, hinting at an incoming storm.
gövdeyi işaret eden kasvetli gri gökyüzü.
the artist's vision was muddily expressed in the painting.
ressamın vizyonu tabloda çamurlu bir şekilde ifade edildi.
after the accident, the details of what happened were muddily recalled.
kaza sonrası yaşananların detayları çamurlu bir şekilde hatırlanıyordu.
the instructions were muddily written, leading to confusion.
talimatlar çamurlu bir şekilde yazılmıştı, bu da kafa karışıklığına yol açtı.
her memory of the event was muddily vague.
olaydan sonraki anısı çamurlu bir şekilde belirsizdi.
they described the scene muddily, leaving everyone puzzled.
sahneyi çamurlu bir şekilde tarif ettiler, bu da herkesi şaşkına çevirdi.
the movie's plot was muddily constructed, making it hard to follow.
filmin konusu çamurlu bir şekilde inşa edilmişti, bu da onu takip etmeyi zorlaştırdı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir