murkiest

[US]/[ˈmɜːkɪst]/
[UK]/[ˈmɜːrkɪst]/
Frequency: Very High

Translation

adj. En bulanık; en karanlık. Karanlık ya da belirsizlikle karakterize edilmiş. Bulanık.

Phrases & Collocations

murkiest depths

en karanlık derinlikler

murkiest secrets

en karanlık sırlar

murkiest shadows

en karanlık gölgeler

murkiest lies

en karanlık yalanlar

murkiest corners

en karanlık köşeler

Example Sentences

the lake's murkiest depths held unknown secrets.

Gölün en karanlık derinlikleri bilinmeyen sırları saklıyordu.

we navigated through the murkiest part of the river.

İzlediğimiz nehirin en karanlık kısmından geçtik.

the investigation revealed the murkiest details of the scandal.

İnceleme skandalin en karanlık detaylarını ortaya çıkardı.

the water in the bay was surprisingly murkiest near the shore.

Körfeğin suyu, kıyıya yaklaştıkça beklenmedik biçimde daha karanlık görünüyordu.

the murkiest allegations surrounded the politician's finances.

Politikacının finansları etrafında en karanlık iddialar dönüyordu.

he delved into the murkiest corners of the city's underworld.

O, şehir altının en karanlık köşelerine daldı.

the murkiest aspects of the case remain unsolved.

Dava ile ilgili en karanlık yönler hâlâ çözülememiştir.

the documentary exposed the murkiest practices of the industry.

Doküman, endüstrinin en karanlık uygulamalarını ortaya koydu.

the murkiest rumors swirled around the celebrity couple.

Ünlü çift etrafında en karanlık söylentiler döndü.

the data presented the murkiest picture of the economic situation.

Veriler, ekonomik durumun en karanlık resmini ortaya koydu.

the murkiest areas of the forest were avoided by hikers.

Ormanın en karanlık bölgeleri yürüyüşçüler tarafından kaçınıldı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now