muscadine

[US]/ˈmʌskədaɪn/
[UK]/ˈmʌskədaɪn/
Frequency: Very High

Translation

n. kalın kabuğa ve tatlı bir lezzete sahip bir üzüm türü
Word Forms

Phrases & Collocations

muscadine grape

üzüm çekirdeği

muscadine wine

üzüm çekirdeği şarabı

muscadine jelly

üzüm çekirdeği reçeli

muscadine juice

üzüm çekirdeği suyu

muscadine harvest

üzüm çekirdeği hasadı

muscadine season

üzüm çekirdeği sezonu

muscadine sauce

üzüm çekirdeği sosu

muscadine salad

üzüm çekirdeği salatası

muscadine extract

üzüm çekirdeği özü

muscadine pie

üzüm çekirdeği turta

Example Sentences

muscadine grapes are rich in antioxidants.

üzüm çeşitlerinden muscadine, antioksidanlar açısından zengindir.

she made a delicious muscadine jelly.

lezzetli bir muscadine reçeli yaptı.

we picked muscadine grapes from the vineyard.

üzüm bağımdan muscadine üzümleri topladık.

muscadine wine has a unique flavor.

muscadine şarabının kendine özgü bir tadı vardır.

he enjoys planting muscadine vines in his garden.

bahçesine muscadine asmaları dikmekten keyif alıyor.

muscadine skin is often thicker than other grapes.

muscadine kabuğu diğer üzümlere göre genellikle daha kalındır.

they served muscadine salad at the party.

partide muscadine salatası servis edildi.

many people love the sweet taste of muscadines.

birçok insan muscadinelerin tatlı tadını sever.

muscadine grapes are often used for making desserts.

muscadine üzümleri genellikle tatlı yapmak için kullanılır.

the muscadine harvest season is in late summer.

muscadine hasat mevsimi son yazın başındadır.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now