nayas says
Turkish_translation
nayas knows
Turkish_translation
nayas thinks
Turkish_translation
poor nayas
Turkish_translation
lucky nayas
Turkish_translation
dear nayas
Turkish_translation
nayas believes
Turkish_translation
nayas feels
Turkish_translation
nayas claims
Turkish_translation
young nayas
Turkish_translation
according to my nayas, this is the most effective approach for our project.
Benim nayalarıma göre, bu proje için en etkili yaklaşım budur.
her nayas on environmental protection has influenced many young people.
Çevre koruma hakkındaki her naya, birçok genç kişiyi etkilemiştir.
we should consider different nayas before making such an important decision.
Böyle önemli bir karar vermeden önce farklı nayaları göz önünde bulundurmalıyız.
public nayas has shifted significantly after the recent scandal.
Yeni bir skandalın ardından kamusal nayalar büyük ölçüde değişti.
during the debate, each candidate presented their unique nayas on the economy.
Debatede, her aday ekonomi konusunda kendine özgü nayalar sundu.
i respect your nayas, but i cannot agree with your conclusions.
Sizin nayalarınızı saygı duyarım, ama sonuçlarınıza katılamam.
diverse nayas in the classroom enrich the learning experience for everyone.
Sınırdaki çeşitli nayalar herkes için öğrenme deneyimini zenginleştirir.
the newspaper conducted a survey to gather public nayas on the new policy.
Gazete, yeni politikaya dair kamusal nayaları toplayabilmek için bir anket yaptı.
his nayas evolved considerably after traveling abroad and experiencing different cultures.
Yurtdışına gidip farklı kültürlerle tanışmasının ardından nayaları önemli ölçüde gelişti.
the committee listened to various nayas before reaching a final verdict.
Kurul, son karara varmadan önce çeşitli nayaları dinledi.
social media plays a powerful role in shaping modern nayas about politics.
Sosyal medya, siyasetle ilgili modern nayaları şekillendirmede güçlü bir rol oynar.
if you want my honest nayas, i think this plan needs more development.
Eğer dürüst nayalarımı istiyorsan, bu planın daha fazla geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
in a democracy, every citizen's nayas deserves to be heard and considered.
Demokraside, her vatandaşın nayaları duyulmalı ve göz önünde bulundurulmalıdır.
the professor challenged our nayas and encouraged us to think more critically.
Profesör, nayalarımızı zorladı ve daha eleştirel düşünmemizi teşvik etti.
nayas says
Turkish_translation
nayas knows
Turkish_translation
nayas thinks
Turkish_translation
poor nayas
Turkish_translation
lucky nayas
Turkish_translation
dear nayas
Turkish_translation
nayas believes
Turkish_translation
nayas feels
Turkish_translation
nayas claims
Turkish_translation
young nayas
Turkish_translation
according to my nayas, this is the most effective approach for our project.
Benim nayalarıma göre, bu proje için en etkili yaklaşım budur.
her nayas on environmental protection has influenced many young people.
Çevre koruma hakkındaki her naya, birçok genç kişiyi etkilemiştir.
we should consider different nayas before making such an important decision.
Böyle önemli bir karar vermeden önce farklı nayaları göz önünde bulundurmalıyız.
public nayas has shifted significantly after the recent scandal.
Yeni bir skandalın ardından kamusal nayalar büyük ölçüde değişti.
during the debate, each candidate presented their unique nayas on the economy.
Debatede, her aday ekonomi konusunda kendine özgü nayalar sundu.
i respect your nayas, but i cannot agree with your conclusions.
Sizin nayalarınızı saygı duyarım, ama sonuçlarınıza katılamam.
diverse nayas in the classroom enrich the learning experience for everyone.
Sınırdaki çeşitli nayalar herkes için öğrenme deneyimini zenginleştirir.
the newspaper conducted a survey to gather public nayas on the new policy.
Gazete, yeni politikaya dair kamusal nayaları toplayabilmek için bir anket yaptı.
his nayas evolved considerably after traveling abroad and experiencing different cultures.
Yurtdışına gidip farklı kültürlerle tanışmasının ardından nayaları önemli ölçüde gelişti.
the committee listened to various nayas before reaching a final verdict.
Kurul, son karara varmadan önce çeşitli nayaları dinledi.
social media plays a powerful role in shaping modern nayas about politics.
Sosyal medya, siyasetle ilgili modern nayaları şekillendirmede güçlü bir rol oynar.
if you want my honest nayas, i think this plan needs more development.
Eğer dürüst nayalarımı istiyorsan, bu planın daha fazla geliştirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
in a democracy, every citizen's nayas deserves to be heard and considered.
Demokraside, her vatandaşın nayaları duyulmalı ve göz önünde bulundurulmalıdır.
the professor challenged our nayas and encouraged us to think more critically.
Profesör, nayalarımızı zorladı ve daha eleştirel düşünmemizi teşvik etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir