newsreader

[ABD]/'njuːzriːdə/
[İngiltere]/'nuzridɚ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

n. haber bültenleri sunan, haberleri rapor eden bir kişi.

Örnek Cümleler

The newsreader delivered the breaking news with a serious tone.

Haber spikeri, flaş haberleri ciddi bir tonla sundu.

She aspires to become a successful newsreader in the future.

Gelecekte başarılı bir haber spikeri olmak istiyor.

The newsreader reported live from the scene of the accident.

Haber spikeri, kazanın yerinden canlı yayın yaptı.

The newsreader's voice is soothing and pleasant to listen to.

Haber spikerinin sesi sakinleştirici ve dinlemesi hoş.

The newsreader's job involves reading scripts and delivering news updates.

Haber spikerinin işi senaryo okumak ve haber güncellemelerini sunmak içerir.

The newsreader is well-informed about current events and global affairs.

Haber spikeri güncel olaylar ve küresel konular hakkında bilgili.

The newsreader's professionalism shines through in every broadcast.

Haber spikerinin profesyonelliği her yayında kendini gösteriyor.

The newsreader's attire is always smart and professional.

Haber spikerinin kıyafetleri her zaman şık ve profesyonel.

The newsreader's facial expressions convey the gravity of the situation.

Haber spikerinin yüz ifadeleri durumun ciddiyetini yansıtıyor.

The newsreader has a commanding presence on screen.

Haber spikeri ekranda etkileyici bir varlığa sahip.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir