nonfluent

[US]/[ˈnɒnˌfluːənt]/
[UK]/[ˈnɒnˌfluːənt]/

Translation

adj.Akıcı olmayan; düzgün konuşmakta zorlanan; akıcılığı olmayan; tereddütlü.
n.Bir dili akıcı konuşamayan kişi.

Phrases & Collocations

nonfluent speech

aksak konuşma

becoming nonfluent

aksaklaşma

nonfluent production

aksak üretimi

was nonfluent

aksaktı

nonfluently speaking

aksak bir şekilde konuşarak

nonfluent writer

aksak yazan

nonfluent language

aksak dil

nonfluent attempts

aksak girişimler

highly nonfluent

çok aksak

Example Sentences

the patient's speech was nonfluent and hesitant, making communication difficult.

Hastanın konuşması akıcı ve tereddütlüydü, bu da iletişimi zorlaştırıyordu.

nonfluent speech can be a symptom of neurological disorders like parkinson's disease.

Akıcı olmayan konuşma, Parkinson hastalığı gibi nörolojik bozuklukların bir belirtisi olabilir.

we observed a nonfluent pattern in the child's language development.

Çocuğun dil gelişiminde akıcı olmayan bir örüntü gözlemledik.

his nonfluent delivery lacked the natural rhythm of a skilled speaker.

Akıcı olmayan sunumu, yetenekli bir konuşmacının doğal ritmini yitirmişti.

the therapist worked to improve the client's nonfluent articulation.

Terapist, müşterinin akıcı olmayan telaffuzunu iyileştirmek için çalıştı.

a nonfluent writing style can make a document harder to understand.

Akıcı olmayan bir yazım tarzı, bir belgeyi anlamayı daha da zorlaştırabilir.

the child exhibited nonfluent language after the stroke.

Çocuk, felçten sonra akıcı olmayan bir dil sergiledi.

nonfluent aphasia significantly impacts a person's ability to express themselves.

Akıcı olmayan afazi, bir kişinin kendini ifade etme yeteneğini önemli ölçüde etkiler.

researchers are studying the causes of nonfluent speech disorders.

Araştırmacılar, akıcı olmayan konuşma bozukluklarının nedenlerini araştırıyor.

the assessment revealed a predominantly nonfluent speech pattern.

Değerlendirme, çoğunlukla akıcı olmayan bir konuşma örüntüsü ortaya çıkardı.

despite the nonfluent speech, he managed to convey his message effectively.

Akıcı olmayan konuşmaya rağmen, mesajını etkili bir şekilde iletmeyi başardı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now