nonliving

[US]/nɒnˈlɪvɪŋ/
[UK]/nɑnˈlɪvɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

adj. yaşamı olmayan; yaşamdan yoksun

Phrases & Collocations

nonliving things

cansız şeyler

nonliving objects

cansız nesneler

nonliving matter

cansız madde

nonliving entities

cansız varlıklar

nonliving organisms

cansız organizmalar

nonliving resources

cansız kaynaklar

nonliving components

cansız bileşenler

nonliving substances

cansız maddeler

nonliving materials

cansız malzemeler

nonliving factors

cansız faktörler

Example Sentences

nonliving things cannot grow or reproduce.

cansız nesneler büyüyemez veya üreyleyemez.

the nonliving components of an ecosystem include rocks and water.

bir ekosistemin cansız bileşenleri arasında kayalar ve su bulunur.

in science class, we learned about nonliving objects.

fen dersinde, cansız nesneler hakkında bilgi edindik.

nonliving materials are essential for building structures.

cansız malzemeler yapı inşa etmek için gereklidir.

we studied the properties of nonliving substances.

cansız maddelerin özelliklerini inceledik.

nonliving entities play a crucial role in the environment.

cansız varlıklar çevrede önemli bir rol oynar.

examples of nonliving things include metals and plastics.

cansız nesnelere örnek olarak metaller ve plastikler verilebilir.

nonliving elements can affect living organisms.

cansız unsurlar canlı organizmaları etkileyebilir.

we can classify objects as living or nonliving.

nesneleri canlı veya cansız olarak sınıflandırabiliriz.

nonliving factors like temperature influence ecosystems.

sıcaklık gibi cansız faktörler ekosistemleri etkiler.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now