nostalgizes about
geçmişi özlemle anar
nostalgizes for
özlem duyar
nostalgizes over
geçmişi özlemle hatırlar
nostalgizes on
geçmişe dalar
nostalgizes past
geçmişi özler
nostalgizes memories
hatıralarını özler
nostalgizes moments
anıları özler
nostalgizes days
günleri özler
nostalgizes youth
genciliği özler
nostalgizes experiences
yaşadıklarını özler
she nostalgizes about her childhood summers spent by the lake.
o göl kenarında geçirdiği çocukluk yazlarının özlemini duyuyor.
he nostalgizes over old photographs from high school.
o liseden kalma eski fotoğraflara duyarak özlem duyuyor.
she often nostalgizes about the days when life was simpler.
o hayatın daha basit olduğu günleri sık sık özlemle karşılıyor.
he nostalgizes about the family vacations they used to take.
o gittikleri aile tatillerini özlemle hatırlıyor.
as she browses through old letters, she nostalgizes about past friendships.
eski mektuplara göz gezdirdikçe, geçmiş arkadaşlıklara duyduğu özlemi yaşıyor.
he nostalgizes about the films that shaped his love for cinema.
o sinemaya olan tutkusunu şekillendiren filmleri özlemle anıyor.
in his journal, he nostalgizes about the adventures of his youth.
günlüğünde, gençliğinin maceralarını özlemle yazıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir