nourisher

[ABD]/ˈnʌrɪʃə/
[İngiltere]/ˈnɜːrɪʃər/

Çeviri

n. Besleyen, beslenen ya da büyüme destekleyen bir kişi ya da şey.

Örnek Cümleler

nature is the ultimate nourisher of all living things on earth.

Dünya'da yaşayan tüm canlıların son besleyicisidir doğa.

a mother's love serves as the first nourisher of a child's spirit.

Bir annenin sevgisi, bir çocuğun ruhunun ilk besleyicisidir.

sleep acts as a powerful nourisher for memory and learning.

Uyku, hafıza ve öğrenme için güçlü bir besleyicidir.

the soil acts as a natural nourisher for growing plants.

Toprak, büyüyen bitkiler için doğal bir besleyicidir.

books serve as a nourisher of imagination and creativity.

Kitaplar, hayal gücünü ve yaratıcılığı besler.

kindness is a nourisher of human connections and relationships.

İyilik, insan bağlarını ve ilişkileri besler.

sunshine is a gentle nourisher of vitamin d in our bodies.

Güneş ışığı, vücutlarımızdaki vitamin D için nazik bir besleyicidir.

a balanced diet provides the essential nourisher for optimal health.

Dengeli beslenme, en iyi sağlık için temel besleyici sağlar.

music can be a profound nourisher of emotional well-being.

Müzik, duygusal sağlığın derin bir besleyicisi olabilir.

water is life's fundamental nourisher, sustaining all cellular functions.

Su, yaşamın temel besleyicisidir ve tüm hücresel fonksiyonları sürdürüyor.

faith serves as a spiritual nourisher during difficult times.

İnanç, zor zamanlarda ruhsal bir besleyici olarak hizmet eder.

exercise functions as an effective nourisher of cardiovascular health.

Spor, kalp sağlığı için etkili bir besleyici olarak işlev görür.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir