being nuclearized
nükleerleşmekte olan
have nuclearized
nükleerleşmiş
has nuclearized
nükleerleşmiş
nuclearized nation
nükleerleşmiş ülke
nuclearized state
nükleerleşmiş devlet
newly nuclearized
yeni nükleerleşmiş
partially nuclearized
kısmen nükleerleşmiş
fully nuclearized
tamamen nükleerleşmiş
nuclearized world
nükleerleşmiş dünya
nuclearized country
nükleerleşmiş ülke
many european countries are considering becoming fully nuclearized to ensure energy independence.
birçok avrupa ülkesi enerji bağımsızlığını sağlamak için tamamen nükleerleşmeyi değerlendiriyor.
the nuclearized fleet demonstrated its strategic capabilities during the naval exercises.
nükleer donanma, deniz tatbikatları sırasında stratejik yeteneklerini sergiledi.
experts warn that a fully nuclearized world poses unprecedented existential risks.
uzmanlar, tamamen nükleerleşmiş bir dünyanın daha önce görülmemiş varoluşsal riskler oluşturduğunu uyarıyor.
the government announced plans for a nuclearized energy infrastructure to reduce carbon emissions.
karbon emisyonlarını azaltmak için hükümet, nükleer bir enerji altyapısı planı duyurdu.
some analysts believe the nuclearized state has achieved a delicate balance of deterrence.
bazı analistler, nükleerleşmiş devletin hassas bir caydırıcılık dengesi yakaladığını düşünüyor.
the debate over nuclearized weapons programs continues to divide international opinion.
nükleer silah programları hakkındaki tartışma uluslararası görüşleri bölmeye devam ediyor.
a nuclearized economy requires sophisticated safety protocols and international oversight.
nükleerleşmiş bir ekonomi, karmaşık güvenlik protokolleri ve uluslararası gözetim gerektirir.
the small nation pursued a nuclearized defense strategy despite international sanctions.
küçük ülke uluslararası yaptırımlara rağmen nükleer bir savunma stratejisi izledi.
scientists are developing next-generation technology for safer nuclearized power generation.
bilim insanları daha güvenli nükleer enerji üretimi için yeni nesil teknoloji geliştiriyor.
the nuclearized future of energy production remains controversial among environmentalists.
enerji üretiminin nükleer geleceği çevreciler arasında tartışmalı olmaya devam ediyor.
strategic analysts map out scenarios involving multiple nuclearized powers in the region.
stratejik analistler bölgedeki birden fazla nükleer gücü içeren senaryoları haritalandırıyor.
the country's nuclearized status fundamentally altered its diplomatic relationships.
ülkenin nükleer durumu, diplomatik ilişkilerini temelde değiştirdi.
international inspectors monitor the nuclearized facilities to ensure compliance with treaties.
uluslararası müfettişler, anlaşmalara uygunluğu sağlamak için nükleer tesisleri izliyor.
the alliance between nuclearized states creates a complex web of geopolitical obligations.
nükleerleşmiş devletler arasındaki ittifak, karmaşık bir jeopolitik yükümlülük ağı yaratıyor.
being nuclearized
nükleerleşmekte olan
have nuclearized
nükleerleşmiş
has nuclearized
nükleerleşmiş
nuclearized nation
nükleerleşmiş ülke
nuclearized state
nükleerleşmiş devlet
newly nuclearized
yeni nükleerleşmiş
partially nuclearized
kısmen nükleerleşmiş
fully nuclearized
tamamen nükleerleşmiş
nuclearized world
nükleerleşmiş dünya
nuclearized country
nükleerleşmiş ülke
many european countries are considering becoming fully nuclearized to ensure energy independence.
birçok avrupa ülkesi enerji bağımsızlığını sağlamak için tamamen nükleerleşmeyi değerlendiriyor.
the nuclearized fleet demonstrated its strategic capabilities during the naval exercises.
nükleer donanma, deniz tatbikatları sırasında stratejik yeteneklerini sergiledi.
experts warn that a fully nuclearized world poses unprecedented existential risks.
uzmanlar, tamamen nükleerleşmiş bir dünyanın daha önce görülmemiş varoluşsal riskler oluşturduğunu uyarıyor.
the government announced plans for a nuclearized energy infrastructure to reduce carbon emissions.
karbon emisyonlarını azaltmak için hükümet, nükleer bir enerji altyapısı planı duyurdu.
some analysts believe the nuclearized state has achieved a delicate balance of deterrence.
bazı analistler, nükleerleşmiş devletin hassas bir caydırıcılık dengesi yakaladığını düşünüyor.
the debate over nuclearized weapons programs continues to divide international opinion.
nükleer silah programları hakkındaki tartışma uluslararası görüşleri bölmeye devam ediyor.
a nuclearized economy requires sophisticated safety protocols and international oversight.
nükleerleşmiş bir ekonomi, karmaşık güvenlik protokolleri ve uluslararası gözetim gerektirir.
the small nation pursued a nuclearized defense strategy despite international sanctions.
küçük ülke uluslararası yaptırımlara rağmen nükleer bir savunma stratejisi izledi.
scientists are developing next-generation technology for safer nuclearized power generation.
bilim insanları daha güvenli nükleer enerji üretimi için yeni nesil teknoloji geliştiriyor.
the nuclearized future of energy production remains controversial among environmentalists.
enerji üretiminin nükleer geleceği çevreciler arasında tartışmalı olmaya devam ediyor.
strategic analysts map out scenarios involving multiple nuclearized powers in the region.
stratejik analistler bölgedeki birden fazla nükleer gücü içeren senaryoları haritalandırıyor.
the country's nuclearized status fundamentally altered its diplomatic relationships.
ülkenin nükleer durumu, diplomatik ilişkilerini temelde değiştirdi.
international inspectors monitor the nuclearized facilities to ensure compliance with treaties.
uluslararası müfettişler, anlaşmalara uygunluğu sağlamak için nükleer tesisleri izliyor.
the alliance between nuclearized states creates a complex web of geopolitical obligations.
nükleerleşmiş devletler arasındaki ittifak, karmaşık bir jeopolitik yükümlülük ağı yaratıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir