nuzzling

[US]/ˈnʌzlɪŋ/
[UK]/ˈnʌzlɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. burunla ovalama veya itme eylemi; sokulmak veya yakın bir şekilde yuva yapmak

Phrases & Collocations

nuzzling puppy

kucaklastıran köpek

nuzzling cat

kucaklastıran kedi

nuzzling baby

kucaklastıran bebek

nuzzling partner

ortak kucaklastırma

nuzzling nose

burunla kucaklastırma

nuzzling friend

arkadaşla kucaklastırma

nuzzling together

birlikte kucaklastırma

nuzzling affection

sevgisiyle kucaklastırma

nuzzling warmth

sıcaklığıyla kucaklastırma

nuzzling close

yakın kucaklastırma

Example Sentences

the puppy was nuzzling against my leg for attention.

puppy, dikkat çekmek için bacaklarıma sürtünüyordu.

she found comfort in nuzzling her face into his shoulder.

yüzünü omzuna sürtünerek teselli buldu.

the cat was nuzzling its owner, seeking affection.

kedi sahibine sürtünerek sevgi arıyordu.

he watched the baby nuzzling the soft blanket.

bebek yumuşacık battaniyeye sürtünürken onu izledi.

the horse was nuzzling the farmer's hand for a treat.

at, ödül için çiftçinin eline sürtünüyordu.

she smiled as the child was nuzzling the stuffed animal.

çocuk oyuncak hayvanı sürtünürken o gülümsedi.

after a long day, he enjoyed nuzzling into his pillow.

uzun bir günün ardından, yastığına gömülerek keyiflendi.

the dog was happily nuzzling its owner's face.

köpek neşeyle sahibinin yüzüne sürtünüyordu.

she felt safe nuzzling under the warm blanket.

sıcak battaniyenin altında sürtünürken kendini güvende hissetti.

the baby was nuzzling against her mother's chest.

bebek annesinin göğsüne sürtünüyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now